Merhaba sevgili Göktürk dergisi okurlarım, 30 Ağustos’u yeni kutladığımız bu dönemde başrolünde yine bir saatin olduğu ancak bu saatin bir ulusun nasıl kaderini değiştirdiğini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bir Dakikanın Kaderi: Atatürk’ün Hayatını Kurtaran Saat
Bazen tarihin akışı yıllar süren savaşlarla değil, bir cebin içinde parçalanan küçücük bir saatle değişir.
Tarihin bazı anları vardır, yalnızca birkaç saniye sürer ama etkileri nesiller boyunca devam eder.
Bir karar, bir emir, bir tesadüf… Ya da küçücük bir metal parçası.
10 Ağustos 1915 sabahı Conkbayırı’nda yaşananlar, işte böyle bir ana karşılık geliyor.
Çanakkale’nin en kanlı günlerinden biri, top sesleri, tüfek atışları ve şarapnel parçaları arasında Türk birlikleri Conkbayırı’nda karşı taarruza kalkmıştır. Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal, askerlerinin başındadır.
Siperlerde ölüm kol gezerken, Mustafa Kemal’in göğsüne bir şarapnel parçası isabet eder.
Bir an için her şey durur.
Şarapnel, göğüs cebindeki cep saatine çarpmıştır.
Saat parçalanır.
Mustafa Kemal ise hayatta kalır.
İşte bugün “Atatürk’ün hayatını kurtaran saat” olarak hatırladığımız hikâyenin özü budur.
Fakat bu küçük olayın anlamı, yalnızca bir insanın ölümden kurtulmasından ibaret değildir.
Çünkü o insan, henüz Cumhuriyet’in kurucusu değildi, o sırada yalnızca savaşın ortasında görevini sürdüren bir Osmanlı subayıydı.
Ancak birkaç yıl sonra Anadolu’da yeni bir tarih yazacak olan Mustafa Kemal’dir.
Conkbayırı’ndaki çarpışmanın şiddetini bugün kelimelerle anlatmak kolay değil.
Mustafa Kemal, birliklerinin başında hücumu yönetmektedir. Şarapnel yağmuru altında göğsüne aldığı darbenin ölümcül olduğunu düşünmek için bütün şartlar vardır.
Yanında bulunan Yarbay Servet Bey olayın farkına varır.
Mustafa Kemal ise durumun duyulmasını istemez.
Çünkü savaş meydanında komutanın yaralandığı haberinin askerlerin moralini bozabileceğini bilir.
Bu küçük ayrıntı, hikâyenin belki de en çarpıcı tarafıdır.
Çünkü burada yalnızca şans eseri ölümden kurtulan bir insan yoktur.
Ölümün hemen yanı başında görevini sürdürmeye devam eden bir komutan vardır.
Saat parçalanmıştır.
Göğsünde şiddetli bir darbenin izi kalmıştır.
Ama Mustafa Kemal görevini bırakmamıştır.
Ve Conkbayırı’ndaki Türk karşı taarruzu başarıya ulaşmıştır.
Conkbayırı’ndan Samsun’a Uzanan Yol
1915’te Conkbayırı…
1919’da Samsun…
1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi…
1921’de Sakarya…
1922’de Büyük Taarruz…
1923’te Cumhuriyet…
Bu tarihlerin her biri kendi başına büyük mücadelelerin sonucudur.
Hiçbiri tek bir insanın hayatına veya tek bir tesadüfe indirgenemez.
Ama bütün bu sürecin merkezinde Mustafa Kemal’in askerî ve siyasi liderliği bulunur.
Çanakkale’de kendisini gösteren askerî dehası, sonraki cephelerde devam etti.