Alışkanlıklarımızdan vazgeçmek hiç birimiz için kolay değildir. Bu nedenle bir şeyleri değiştirmek istediğimiz zamanlarda eyleme geçmeyi sıklıkla erteleriz veya ileri tarihli bir başlangıç noktası belirleriz. Genellikle hafta başı, yaz başı, yılbaşı gibi günler yeniliği çağrıştırdığı için harekete geçmek adına herkes tarafından tercih edilen zamanlardır. İleri tarihli bile olsa, bir başlangıç noktası belirlemek, ilk adımı atmak anlamına gelir ve bize ihtiyacımız olan motivasyonu sağlar.

Özellikle yeni yıl; yeni kararlar, başlangıç veya bitişler için iyi bir fırsat olarak kabul edilir. 31 Aralık gecesi saat onikiyi vurduğunda bir çoğumuzun temennisi aynıdır. Hayatımızda beyaz bir sayfa açmak, tüm olumsuzlukları geride bırakmak, kısacası mutlu olmak isteriz ve bir takım hedefler belirleriz. Bu hedeflerin gerçekleşebilmesinde; araştırma ve planlar yapmak, zaman harcamak, maddi kaynaklar yaratmak gibi dış faktörlerin yanı sıra motivasyon, duygu ve düşüncelerimiz gibi iç faktörler de etkilidir.

Bazen aldığımız kararların hayata geçirilmesinde önümüze engeller çıkabilir ve motivasyonumuz düşebilir. Bu tip engeller karşısında yapmamız gereken; kendi içimize yönelmek ve duygu, düşünce, davranışlarımızı tekrar düzenlemektir. Duygularımız ve düşüncelerimiz ile bedenimiz arasındaki bağ zannettiğimizden çok daha kuvvetlidir.Hangi duyguları, vücudumuzun neresinde hissettiğimize bakacak olursak; neşe ve mutluluğun, tüm vücutta hissedilen tek duygu olduğunu görürüz.

Hayatın içinde neşe dolu ve mutlu hissedebilmek veya olumsuz duygularımızla baş edebilmek için düşüncelerimizi yönetmek kendi elimizdedir. Çünkü yaşamımız, bizim bakış açımız üzerinden şekillenir. Baktığımız noktadan ne görüyorsak onu algılarız ve zihnimizde bu doğrultuda bir düşünce gelişir. İnançlarımız gerçek verilere dayanmadığı zaman ise hatalı düşünce yapıları oluşur.

Şu gibi sorular, hatalı düşünceleri dönüştürerek alternatif düşünceler üretmemize yardımcı olabilir:

➢ “Daha keyifli olduğum bir anda ne düşünürdüm?”

➢ “Güvendiğim bir arkadaşıma bu düşüncemi söylesem bana ne derdi?”

➢ “Aynı şeyi sevdiğim bir arkadaşım hissetse/yaşasa ona ne derdim?”

Böylece motivasyonumuz tekrar yükselecektir.

Unutmayın; yeni başlangıçlar yüksek motivasyon ister…

Aysu ÇELENOĞLU

Uzman Klinik Psikolog

Nef 22 Ataköy Psikolojik Danışmanlık / 0212 560 93 30