GENÇ, DİNÇ VE SALIKLI KALMANIN SIRLARI

Sağlıklı yaşlanmak ve ihtiyarlama faktörleri yavaşlatmak sizin elinizde!

GENÇ, DİNÇ VE SALIKLI KALMANIN SIRLARI

Sağlıklı yaşlanmak ve ihtiyarlama faktörleri yavaşlatmak sizin elinizde!

09 Ağustos 2021 Pazartesi 12:01
344 Okunma
GENÇ, DİNÇ VE SALIKLI KALMANIN SIRLARI
banner14
banner18

Yıllarca hemşire olarak kardiyoloji ve diyaliz bölümlerinde çalışarak özellikle kronik hastaların nasıl yaşam standartlarını düşürdüklerini gözlemledim ve hiç hoş olmayan bir tablo gördüğüm... İnsanlar hastalıklar ile mücadele ederek yaşlanmamalılar... Bunun için neler yapılabilir, nasıl daha sağlıklı ve bilinçli toplum oluşturabiliriz konusunda farkındalık yaratmaya karar verdim. Aslında SAĞLIK: Ruhen Bedenen ve Sosyal yönden iyi olma halidir. Peki bu üçünü birden sahip olan kaç kişi var? Biz toplum olarak ne kadar sağlıklıyız? Bunu irdelediğimizde daha sağlıklı olma noktasında hepimizin bir çabası olmalı. PEKİ NEDEN HASTALANIYORUZ? Dört temel neden var: · İnflamasyon (iltihaplanma) · Oksidatif stres (serbest radikallerin artması) · Endotel Disfonksiyonu (damar ve lenflerin iç yüzündeki doku fonksiyonun bozulması) · Protein sentezin azalması Tüm bunların düzgün çalışmasını sağlar isek daha sağlıklı yaş alır ve ihtiyarlama faktörlerini yavaşlatarak daha genç ve dinç yaşlanabiliriz. Bu sorunlara en çok neden olan etkenler: · Gittikçe artan Hareketsiz yaşam · Fast food ve GDO’lu besinler · Modern ! Tarım ve Hayvancılık · Stres/ özellikle büyük şehirlerde · Gıdalardaki besin değerlerin düşmesi. Ki bu en en büyük etken. Hava kirliliği ve verimsiz toprak · Temas edilen kimyasallar · Etrafımızı saran Radyasyon · Daha anne karnındaki bebeğin toksik maddelere maruz kalması 1985 - 2002 yılları arasında yapılan Almanya İsviçre ortak araştırmasında gördüğümüz tablo hiç iç açıcı değil. Şimdi 2020’deyiz ve acaba içlerinde ne kaldı? Görünen o ki ciddi bir sorunumuz var! Peki gıdalar içindeki besin değerleri günümüzde düşük iken sağlıklı yaşlanmak ve ihtiyarlama faktörleri yavaşlatmak adına bir çok yöntem var, fakat bunlardan en sağlıklısı ve en kolay ulaşılabilen: gıda takviyeleri kullanmak. Fakat baktığımızda o kadar çok ki. .. Hangisini kullanmamız gerektiğini bilemiyoruz ve kafamız karışıyor. Yıllardır değişik firmaların takviyelerini genelde de tablet şeklinde kullandım. Onlardan da nispeten fayda gördüm, fakat son yıllarda keşfettiğim ve faydasını gördüğüm, bir çok doktorun desteklediği harika sıvı formunda bir ürün gamı var. Etik açıdan marka vermek istemiyorum, fakat aramanız ve dikkat etmeniz gereken özellikler konusunda sizleri bilinçlendirmek isterim. Yazının başında 4 temel nedenden bahsetmiştim; 1 iltihaplanma ve Çözüm: Omega 3 ve yağda eriyen A,E ve D vitaminleri Omega 3: vücudumuz için çok gerekli olmasına rağmen vücutta üretilmediği için dışardan almak zorundayız. Dünyada en çok Omega 3 gıda takviyesi için bilimsel çalışma yapılmıştır. Faydası: · Beyin sağlığının korumasına · Alzheimer riskini azaltmasına · Kalp damar sağlığı güçlendirmesine · İltihapların azalmasına · Ödemlerin kolayca çözülmesine · Rem uykusu uzamasına · Depresyonun azalmasına · Özellikle çocuklarda odaklanmayı arttırma · Radyasyon zararları azaltma Peki özellikle Omega 3 alırken neye dikkat etmeliyiz: Mutlaka somon gibi soğuk su balığından elde edilmiş olmalı. Bizim balıklar çok lezzetli fakat sıcak su balığı olduklarından içlerindeki omega 3 kalitesi düşük ve üstüne de pişirdiğimizde nerde ise faydasız hale geliyor. Mutlaka yağda eriyen E gibi bir vitamin ile birlikte alınmalı. Çünkü omega 3 vücudumuzda çok hızlı okside oluyor ve faydasız hale gelebiliyor. Ayrıca İfos belgesine sahip, EPA ve DHA yüksek olanlar tercih edilmeli. E vitamini: cilt, hormonlar, bağışıklık sistemi ve oksidatif strese olumlu etkisi vardır. A vitamini: göz, cilt, tırnak ve saç sağlığı için önemli D vitamini: kemik sağlığı destekler, depresyon ve kanser riski azaltmasına yardımcı Bunları birlikte kullanmanız maximum faydayı sağlamış olursunuz. 2 Oksidatif stres ve çözümü: Suda eriyen Antioksidanlar: tüm B vitaminler, Folik asit, C vitamini ve mineraller Genelde doğal ortamlarda yetişen süper gıdalardır. Bunlar kırmızı, mor meyveler ve koyu yeşil sebzelerdir. Antioksidanlar, hücrelerimizdeki serbest radikal olarak adlandırılan hasar yapıcı molekülleri ‘temizleyerek’ hücre hasarını önlemeye yardımcı olan moleküllerdir. Böylelikle hem bağışıklık sistemini güçlendirmek hem vücudumuza detoks (temizlik) yaptırmak için her gün kullanmak gerekir. Antioksidanların Faydaları: · Serbest radikalleri azaltmasında · Sağlıklı hücre oluşumunu desteklenmesi · Enerji artışına · Bağışıklık sistemimizi güçlendirmesine · Kalp sağlığı korumasına · Daha genç ve dinç olmamıza Tabloda gördüğümüz üzere besin değerleri yüksek gıdaları günümüzde bulmak çok zor olsa da imkansız değildir ve artık ülkemizde de özel içecek olarak kolaylıkla bulunabiliyor. 3 Endotel Disfonksiyonu ve çözümü: Nitrik Oksit seviyesini yükseltmek Nitrik Oksit (NO) nedir? Endotel tabakamızdan salgılanan bir gaz ve 1998 yılında buluşu “yaşam molekülü” olarak nobel ödülü ile taçlandırılmış. NO vücudumuzda 24-25 yaşına kadar maksimum üretiliyor ve sonrasında üretimi azalmaya başlıyor. Azalması ile damarlarda sertleşme ve yağlanma başlıyor. Tabii ciddi ve düzenli spor yapanlarda kan dolaşımı maksimize ederek bu süreci geciktiriyorlar. NO buluşu sonrasında bir çok ilaç geliştirilmiş, fakat en iyi bildiğimiz kalp spazmı esnasında verilen dil altı haplarıdır. Peki doğal olarak nasıl alabiliriz? Ülkemizde en çok roka gibi koyu yeşil sebzelerde var. Fakat başta gördüğümüz tabloda ne yazık ki onu da çok eksik alıyoruz. Hatta ciddi stresi de eklediğimizde her gün onlarca kişi kalp krizden hayatını kaybediyor. Son yıllarda en çok NO üretimini arttıran bir meyve keşfedildi: NONİ. Pasifik bölgesinde yetişen noni mide asidi ile karışınca uyarıcı etkisi oluyor ve damarlarda NO üretimi arttırıyor. Ülkemizde artık Noni özütü de var. Faydası · Daha iyi bir kan dolaşımı · Kalp ve damar sağlığımızı korumasına · Serbest radikallerin atılmasına · Daha fazla oksijen taşıması · İltihaplanmayı azaltmasın · Enerji artışına · Daha iyi akciğer fonksiyonuna · Besin emilimin artmasına · Kandaki şeker oranını dengeler · Sindirimin düzelmesine · Metebolizmayı hızlandırmasına · Cinsel performansın artışını · Yaraların daha hızlı onarılmasına 4 Protein Sentezin Azalması ve çözümü: Kolejen İnsan vücudunun protein yapısının yaklaşık üçte birini oluşturan çok önemli bir proteindir. Kaslar, kemikler ve bağların (tendonlar) yapısını oluşturur. Yaş aldıkça azalan kolejeni ciltte kırışıklıklara, kaslarda gevşemelere, kıkırdaklarda ağrılara ve kemik erimesine neden oluyor. Sığır’dan elde edilmiş hidrolize (suda kolay çözülen daha küçük moleküler yapıda) ve sıvı formdaki kolejen alınması en iyi emilimi sağlar. Faydası: · Cilt elastikiyetini artmasına · Kıkırdak bütünlüğünün korunmasına · Eklem ağrılarının ve iltihaplanmaları azalmasına · Kemiklerin sağlığı korumasına · Travmalar veya osteoporoz nedeniyle meydana gelen kırık ve çatlakların iyileşme sürecini hızlanmasına · Kas kütlesinin korunması ve artmasına · Saç ve tırnak sağlığının artmasına · Yaraların iyileşmesinin hızlandırmasına Not: düzenli spor yapanlar bu ürünlere ilave kolejen ve wey (laktozsuz peynir altı suyu) proteini kullanmalarını tavsiye ediyorum. Günümüzde tedaviler oldukça maliyetli ve yakın gelecekte bir çoğunu sigortalar karşılayamayabilir. Dolayısı ile daha sağlıklı olmamız için şimdiden kendimize iyi bakmalıyız ve takviye gıdalar kullanmalıyız. Tüm eksiklerimizi en verimli şekilde sıvı formda karşılayabilen çok kaliteli ürünler artık Türkiye’de de var  

İnternet Medyası

Son Güncelleme: 09.08.2021 16:08
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner3

banner23

banner24