Geçen hafta zihnimin en karanlık koridorlarında dolaşan bir danışmanımla kahve içiyorduk. Bana gözlerinin içine yerleşmiş o tanıdık yorgunlukla baktı ve "Her şeyi doğru yapıyorum," dedi. "İyi bir kariyer, düzenli bir hayat, kişisel gelişim kitapları... Ama neden hâlâ kendi hayatımda bir figüran gibi hissediyorum?"
Gülümsedim. Çünkü bu soruyu soran bininci kişiydi ve vereceğim yanıt yine ezberleri bozacaktı.
Çoğu kişisel gelişim gurusu size "konfor alanınızdan çıkın" diye bağırır. Onlara göre o alan korkunçtur, tembelliktir, gelişim düşmanıdır. Size küçük bir sır vereyim mi? Bu devasa bir yalan. Konfor alanınız kötü olduğu için değil, aşırı tatmin edici ve zekice tasarlanmış bir sığınak olduğu için oradan çıkamıyorsunuz. Zihniniz sizi başarısızlık riskinden, başkalarının yargılarından ve en önemlisi kendi potansiyelinizle yüzleşmenin getirdiği o ağır sorumluluktan korumak için muazzam bir mimari kurdu.
Asıl mesele dışarı çıkmak değil; içeriye, o konforun altına gömdüğünüz gerçek arzularınıza bakabilme cesaretidir.
Kendi hayat hikâyeme baktığımda, kırılma noktalarımın hiçbirinin büyük başarılarla başlamadığını görüyorum. Hepsi, kendime söylediğim o tatlı yalanları yakaladığım anlarla başladı. "Şu an zamanı değil", "Ben zaten böyleyim", "Sadece biraz daha tecrübe lazım"... Bunlar mantıklı gerekçeler değil; zihninizin sizi olduğunuz yerde tutmak için yazdığı kusursuz senaryolardır.
İnsanlar genellikle hayatlarını değiştirmek için mucizevi bir yöntem, sihirli bir kitap ya da ilham dolu bir sabah rutini ararlar. Oysa değişim, zihninizin size kurduğu bu şefkatli tuzakları fark ettiğiniz an başlar. Kendi içindeki o görünmez sınırları çözen bir insanın dış dünyada başaramayacağı hiçbir şey yoktur.
Bugün kendinize şu soruyu sorun: Hayatınızda "her şey yolunda" dediğiniz o alan, gerçekten huzurlu olduğunuz yer mi, yoksa potansiyelinizden kaçmak için sığındığınız en güvenli liman mı?
Gelecek ay bu köşede zihnimizin bizi nasıl manipüle ettiğini konuşmaya devam edeceğiz. Ama o vakte kadar cevabı aramaktan korkmayın. Çünkü bazen kilitli sanılan kapılar, sadece doğru anahtarın dokunmasını bekler.