Terapiye başlarken asıl seçmeniz gereken şey sandığınızdan farklı olabilir.
Terapi türünü aramaya karar verdiğinizde karşınıza onlarca seçenek çıkıyor: Bilişsel
Davranışçı Terapi, EMDR, şema terapi, psikodinamik terapi, çift terapisi, ACT… Bir süre
sonra insanın aklına şu soru geliyor:
"Benim için hangi terapi yöntemi doğru?"
Terapi yalnızca bir yöntem seçme meselesi değildir. Aynı yöntem, iki farklı terapistin elinde iki farklı deneyime dönüşebilir. Hatta bazen çok iyi bilinen bir terapi yönteminden ziyade, sizi doğru anlayabilen, probleminizi doğru formüle edebilen ve sizinle çalışabilecek terapisti
bulmak daha belirleyici olabilir.
Bu, "terapi ekolünün önemi yok" demek değildir. Tam tersine, kullanılan yaklaşım önemlidir. Ancak yöntem, terapötik ilişkinin ve klinik değerlendirmenin yerine geçmez.
Terapi seçerken insanların yaptığı yaygın hatalardan biri, kendisine tanı koyup ardından o tanıya uygun terapi aramasıdır.
"Travmam var, EMDR yaptırmalıyım." "Kaygım var, BDT yaptırmalıyım." "Çocukluğumla
ilgili sorunlarım var, psikodinamik terapiye gitmeliyim." gibi basit değildir.
Aynı belirti farklı insanların hayatında farklı anlamlara denk gelebilir. Örneğin sürekli kaygı yaşayan iki kişiden birinin temel problemi kaçınma davranışları olabilirken, diğerinin ilişki örüntüleri, kişilik yapılanması veya yaşamındaki kronik bir çatışma olabilir.
Dolayısıyla iyi bir terapi yalnızca "hangi tekniği kullanacağım?" sorusuyla başlamaz.
Önce "Bu kişide ne oluyor?" sorusuna cevap arar.
Peki terapist seçerken neye bakmalısınız?
Diploma ve eğitim elbette önemlidir. Ancak yalnızca sertifika sayısına bakmak yanıltıcı
olabilir. Terapistin özellikle sizin yaşadığınız probleme ilişkin deneyimi önemlidir.
Örneğin bir çift sorunu yaşıyorsanız, yalnızca "psikoterapist" unvanına değil, terapistin
çiftlerle ne kadar çalıştığına bakabilirsiniz.
Benzer şekilde ciddi bir yaşam krizi, yas, kronik hastalık, travma veya iş yaşamına ilişkin bir problem söz konusuysa terapistin bu alandaki klinik deneyimi önem kazanabilir.
Bir diğer önemli nokta ise terapistin sizi nasıl değerlendirdiğidir.
İlk görüşmede yalnızca sorunlarınızı dinlemek yerine, yaşadığınız problemi anlamaya çalışan bir klinik değerlendirme yapması önemlidir.
Çünkü terapi, hazır reçetelerin uygulandığı bir süreç değildir.
"Peki terapist beni seviyor mu?" değil, "Beni anlayabiliyor mu?"
Terapide iyi anlaşmak önemlidir. Ancak terapötik ilişkiyi yalnızca "terapistimi sevdim"
düzeyinde değerlendirmek yeterli değildir.
Bazen çok sıcak ve sempatik bulduğunuz biri sizin için klinik olarak doğru kişi olmayabilir.
Bazen de ilk görüşmede çok etkileyici bulmadığınız bir terapistle zaman içinde son derece verimli bir çalışma kurulabilir.
Asıl soru şudur: Kendimi bu kişinin yanında yeterince güvende hissediyor muyum ve
aynı zamanda benim göremediğim şeyleri fark edebilecek kadar profesyonel olduğuna
inanıyor muyum?
Çünkü terapist yalnızca sizi rahatlatan kişi değildir, sizi rahatsız eden ama düşünmenize
yardımcı olan kişidir.
Terapi yöntemini ne zaman önemsemelisiniz?
Bazı problemlerde belirli yaklaşımlar için güçlü bilimsel kanıtlar bulunmaktadır. Bazı
durumlarda terapistin uzmanlığı ve kullandığı yöntemin probleminizle uyumu özellikle önem kazanabilir.
Bu nedenle doğru soru "Hangi terapi yöntemi en iyi?" değil, "Benim problemim için
hangi yaklaşım, bu terapistin klinik değerlendirmesinde anlamlı görünüyor?" olabilir.
Bu küçük bir dil farkı gibi görünür ama aslında terapiye bakışımızı değiştirir.
İyi terapi biraz da birlikte keşfetmektir
Terapiye giderken kendinizi bir ürün satın alıyor gibi düşünmeyin.
"En iyi terapi hangisi?" "En ünlü terapist kim?" "En hızlı sonuç veren yöntem hangisi?" gibi sorular anlaşılır olsa da insan psikolojisi bu kadar standartlaştırılabilir değildir.
İyi terapi, kişinin kendine ilişkin yeni bir anlayış geliştirmesine, tekrar eden örüntülerini fark etmesine ve gerektiğinde bunları değiştirebilmesine yardımcı olan bir süreçtir.
Bu nedenle terapi seçerken en doğru başlangıç şudur:
Önce terapistinizi seçin, sonra birlikte probleminiz için hangi yaklaşımın uygun
olduğunu değerlendirin. Çünkü terapi yöntemini bilen çok sayıda terapist olabilir.
Ama sizi anlayabilen, doğru değerlendirebilen ve sizinle çalışabilecek terapisti
bulmak çok daha farklı bir meseledir.
Terapi bir "ekol alışverişi"değildir. Siz bir terapi yöntemi satın almıyorsunuz. Bir insanla,
kendi hayatınızın en karmaşık meselelerini birlikte düşünmek üzere bir çalışma ilişkisine
giriyorsunuz.
Bu nedenle terapist seçerken yalnızca "hangi yöntemi kullanıyor?" diye değil "bu insan benim yaşadığım problemi gerçekten anlayabilecek ve benimle çalışabilecek kişi mi?" diye sorun.
Çoğu zaman doğru terapi arayışı, doğru terapisti aramakla başlar.