Ben Sevgi Ateş. 2012 yılında turizm sektörüne geçiş yaptım ve Tatilce Tur acentamı açtım. O günden bugüne çok şehir ve çok ülke gezdim. Ama son gittiğim New York gezim ile ilgili yazmak istedim.

Uçağım John F. Kennedy International Airport pistine indiğinde kalbim en az uçak kadar hızlı çarpıyordu. Yıllardır filmlerde gördüğüm, kitaplarda okuduğum o ülkeye gerçekten gelmiştim. Pasaport kontrolünde görevlinin “Welcome to the United States” deyişi, kulağımda küçük bir zafer cümlesi gibi yankılandı. Dışarı adım attığımda gökdelenler, sarı taksiler ve hiç susmayan bir şehir temposu… Daha ilk dakikada şunu anladım: Amerika sadece bir ülke değil, bir hız duygusu. İlk durağım New York City oldu. Metrodan çıkıp Times Square’a vardığımda dev ekranların ışığı gözlerimi kamaştırdı. Herkes bir yere yetişiyor, kimse kimseye karışmıyor ama herkes aynı büyük sahnenin oyuncusu gibi. Kalabalığın içinde kaybolurken bir yandan da özgürlük hissi içimi doldurdu. Kim olduğumu kimse bilmiyor, ama ben tam olarak olmak istediğim yerdeyim. Ertesi gün feribotla Statue of Liberty’e doğru yol aldım. Rüzgâr saçlarımı savururken içimden şu geçti: “Nice kadınlar hayallerini erteledi, ben ise buradayım.” Özgürlük Heykeli’ni uzaktan görmek bile insanın içindeki cesareti büyütüyor.

2012 yılında kurduğum seyahat acentamla hep Amerika gezisi yapmak istemiştim. Tatilce Tur Amerika’da hissi ve gururu ile Amerika’da ikinci güne uyanıyorum.

Bugün ki rotam Washington, D.C. oldu.

Lincoln Memorial basamaklarında oturup etrafı izlerken tarihle yüz yüze olduğumu hissettim. Bir ülkenin hikâyesi taşlara, meydanlara, anıtlara işlenmişti. Müzelerde saatlerin nasıl geçtiğini anlamadım; her salon başka bir dünya, başka bir kültür!

Amerika’nın bir başka yüzünü görmek için rotamı batıya çevirdim ve Los Angeles’a geçtim. Palmiye ağaçları, geniş caddeler ve o rahat Kaliforniya havası… Hollywood Walk of Fame üzerinde yürürken yıldızların arasında kendi adımı hayal ettim. Belki bir film yıldızı değilim ama kendi hayat hikâyemin başrolüyüm.

Bu ilk ziyaret bana sadece yeni şehirler göstermedi; cesaretimi, yalnız seyahat etmenin gücünü ve farklı kültürlerle temas etmenin zenginliğini öğretti. Amerika’da en çok dikkatimi çeken şey çeşitlilikti. Farklı diller, farklı yüzler, farklı hayatlar… Ama hepsi aynı gökyüzü altında.

Dönüş yolunda uçak bulutların üzerine yükselirken şunu düşündüm: Bu seyahat bir başlangıçtı. Bir kadın olarak tek başıma yola çıkmak, korkularımı geride bırakmak ve dünyanın diğer ucunda kendime yeni bir pencere açmak… Asıl keşif şehirler değil, içimdeki sınırları aşmaktı.

Ve biliyorum, bu daha ilk hikâye.

@tatilcetur / Seyahat Acentası