3 Oda Psikolojik Danışmanlık Merkezi Açıldı!

GÖKTÜRK’TE “3 ODA PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK MERKEZİ” AÇILDI

3 Oda Psikolojik Danışmanlık Merkezi Açıldı!

GÖKTÜRK’TE “3 ODA PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK MERKEZİ” AÇILDI

07 Nisan 2021 Çarşamba 12:06
976 Okunma
3 Oda Psikolojik Danışmanlık Merkezi Açıldı!

Pek çok akademik uzmanlık eğitimi ve psikolojinin farklı dallarında seminerler ile pratikte de gerçekleştirdikleri birçok çalışma sonucu edindikleri deneyimlerini birleştirmeye karar verdiler. Göktürk, Country Life sitesinde açtıkları merkez­de, yetişkin, ergen ve çocuklara sunabilecekleri çok yönlü hizmet seçenekleriyle insanların hayatında olumlu değişim ve dönüşümlere vesile olmak, danışanlarıyla bireysel ve grup çalışmaları yaparak kişilerin sağlıklı düşünme ve davranış yetilerini geliştirerek, farkındalığı yüksek, mutlu, özgüvenli ve üretken bir toplum yaratmayı hedefliyorlar.

Göktürk sakinlerine ve dergi okurlarımız için 3 ODA Danış­manlık psikoloji merkezinin üç kadın kurucusunu daha ya­kından tanımak adına, sizler için kendilerine sorular yönelttik.

3 Oda Danışmanlık’ın kuruluş hikayesi nedir, bu üç kurucunun yolları nasıl kesişti?

Sindy: Alev ile İstanbul Bilgi Üniversitesi lisans programının ilk günü tanıştık. Tanıştıktan bir hafta sonra, Alev’in hem mesleki hayatımın hem de sosyal yaşantımın önemli bir par­çası olacağını hemen hissettim.

Alev: Bugün bu çatı altında bunları anlatıyor olmak da o hislerin karşılığı sanki. Hemen her psikoloji öğrencisinin hayali olan danışmanlık merkezi açma deneyimini de birlikte gerçekleştiriyor olmak çok kıymetli.

Sindy: Aynı sene Merve ile de İstanbul Psikodrama Enstitüsü hazırlık grubunda tanıştık, grubun ilk tanışma oyununda, odada kendimizi en yakın hissettiğimiz kişi soruldu ve birbi­rimize çekildik, sonrasında ne ellerimiz ne ‘’tele’’lerimiz hiç ayrılmadı.

Merve: Kısa bir zaman sonra da Sindy vasıtasıyla Alev ile ta­nıştım. Hayatınızda, tanışalı kısa bir zaman olsa da, kendinizi ona çok yakın hissettiğiniz kişiler olmuştur, işte bizimkisi öyle bir tanışma oldu. Zaman içinde mesleğimize bakış açımız, ortak hayallerimiz bizi birbirimize daha da yakınlaştırdı ve “Yahu, birlikte üretmek bu kadar keyifliyken neden birlikte çalışmıyoruz?” dedik.

Tüm bu süreci sık sık aramızda konuşur, ne güzel bir yolcu­lukta olduğumuzdan söz ederiz. Alev, Sindy ve ben yaşamla­rının yetişkinliğe yakın bir bölümünde yolları kesişmiş şanslı insanlarız.

Her birimiz günlük hayatımızda birtakım sıkıntılar yaşayabili­yoruz. Hangi durumlarda bir psikoloğa başvurmamızı önerirsi­niz?

Alev: Hayat bir yolculuksa, yol boyunca aracımızın benzininin azaldığı, motorundan sesler geldiği, lastiğinin indiği, ihtiyaç molası için durduğumuz durumlar olabiliyor. Bir şekilde bu yolda ilerleyemediğinizi fark ediyor, işlevselliğiniz bozuluyor, “gidecek takatim kalmadı” diyorsanız bir uzmandan des­tek almanız iyi olacaktır. Öte yandan, geldiğiniz bu yolu bir uzman eşliğinde yeniden yürümek, kendinizi keşfetmek, iç görü ve farkındalık kazanmak istiyorsanız da elbette psikolo­ğa başvurabilirsiniz.

Sindy: Bazen etrafımıza destek olmaya çalışmaktan, başka­larına yetişmekten, kendi değerimizi ve kendimize vakit ayır­mayı unutabiliyoruz. Çocuklarımız okulda, evde ya da sosyal çevrelerinde bir zorluk yaşadığında hemen bir uzman desteği alırken, söz konusu kendimiz olduğunda bu süreci ya erteli­yor ya da ihmal edebiliyoruz. Halbuki bizler de çok önemli ve değerliyiz ve kendimize ihtiyacımız olan bakımı vermezsek, çevremize olan ilgi ve faydamızı kaybedebiliriz.

Merve: Seans odasında çıkılan yolculuk; yeniden büyüme sü­recidir, kişiler hangi yaşta olursa olsun, kendi özüne dönerek kendini yeniden büyütmek isteyen herkese açıktır. Sevdiğim bir Afrika atasözü var, diyor ki “Bir çocuğu yetiştirmek için bir köy dolusu insana ihtiyaç vardır”. Peki, kendi çocuğumuzu veya içimizdeki çocuğu -yeniden- şefkatle büyütebilmek için, neden uzmanından destek almak, bir eli tutmak ve birlikte yol almaya çoğu zaman ürkerek yaklaşıyoruz? Bu, bizim topraklarda yetişen birçok kişinin maalesef yaşadığı bir durum. Aslında hayatımıza dışarıdan baktığımızda, insanın insanla var olduğunu çokça deneyimliyoruz.

3 ODA’da hangi alanlarda çalışıyor, hangi ekollerden besleni­yorsunuz?

Merve: Merkezimizde çocuk, ergen, yetişkin, çift, aile ve gruplarla çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalarımızda Dinamik Terapi, Sistemik Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Sanat Tera­pisi, EMDR, Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Psikodrama, Theraplay, Deneyimsel ve Çocuk Merkezli Oyun Terapisi gibi farklı ekolleri eklektik olarak kullanıyoruz.

Sindy: Daha kalabalık kitlelerle bir araya gelmek, bir konu hakkında daha deneyimsel bir çalışma içinde kolaylaştırıcı rolü almayı da seviyoruz. Kurumsal şirketlere, uzmanlara, ebeveynlere ve belirli bir tema ile çalışmak isteyen herkese yönelik atölye ve eğitimler düzenliyoruz. O kadar farklı konular var ki; kimi zaman biz o dönemde toplumun, ebeveynlerin ya da eğitimcilerin ihtiyacını görüyor ve üretiyoruz, kimi zaman da bizden belli bir tema hakkında eğitim ya da atölye talep edilebiliyor.

Alev: Sindy’nin de dediği gibi, bilimsel bilgileri daha çok insa­na aktarabilmeyi ve bunu grup deneyimi üzerinden yapmayı çok önemsiyoruz. Hepimizin farklı alanlarda uzmanlığı olduğu gibi, kesiştiğimiz alanlar da var. Böylece hem ortak bir dil oluşturabilmemiz, hem de farklı alanlardaki uzmanlıklarımızla çalıştığımız konuyu zenginleştirmemiz mümkün oluyor.

Atölye ve eğitimlerimize katılmak isteyen herkes www.3oda­danismanlik.com web adresimizden ve @3odadanismanlik Instagram sayfamızdan detaylı bilgi alabilirler. 3 Oda’da birlikte çalıştığımız, işbirliği yaptığımız alanında uzman bir çok psikolog var, onlara dair bilgileri de yine bu sayfalardan edinebilirler.

Seanslarınızda pek çok insanın hayatına ve zorlu deneyimle­rine şahitlik ediyorsunuz, bu sizi nasıl etkiliyor? Eve iş taşıyor musunuz?

Sindy: Terapi odasında kendi hayatıma da dokunan bir yaşan­mışlık ile karşılaştığım durumlarda, önce orada ne olduğunu fark etmek için bedenimi, nefesimi, duygumu takip ederim. Baş edemeyeceğimi hissettiğim noktada ise mutlaka başka bir uzman arkadaşımdan yardım alırım.

Tüm terapistler danışanlarını zihinlerinde taşır ancak, eve geldiğimizde terapist kostümümüzü çıkartıp, yaşamımız­da mevcut olan eş, anne, baba, evlat ya da dost gibi diğer kostümümüzü geri giyeriz. Mesleki ve özel hayattaki bu farklı roller arasında denge kurabileceğimiz bir tempoyu koruyarak, danışanlarımıza önerdiğimiz öz değer ve öz bakımı kendimize de vermemiz en önemli ipuçlarından.

Merve: İnsan beyninin ve vücudunun müthiş bir sistemi var. Bedenimiz bize sinyaller yolluyor, mesela bazen “Merve şu an tetikte olman gereken bir durum var” diyor; beni korumak istiyor aslında. Milyonlarca yıldır böyle hayatta kalıyoruz. Be­denimiz çoğu zaman ilk önce bilen ve hisseden oluyor. Seans sırasında danışanlarımla o anın içinde kalabilmek için, kendi destek ekibimi oluşturuyorum. Bunlar; sevdiğim bir müzik, bir koku, bir çiçek, bir dost, bir hoca ya da iyi hissettiğim bir anı olabiliyor.

Alev: Danışanın duygusunu eve taşımamak için önemli olan noktalardan biri de, terapistin kendi terapi sürecinden geçmesi. Eğer danışanın yaşadığı zorlayıcı deneyim, terapis­tin hayatında bir yere dokunuyorsa ve bunu kendi hayatında çözümlememişse, tetiklenmesi kuvvetle muhtemel. Hâl böyle olunca, odada bir uzman, bir danışan yerine iki danışan oluyor. Öte yandan, terapist olarak kendi bakımımızı önem­semek, sosyal destek almak ve hayat kalitemizi sürdüren rutinlere sahip olmamız çok kıymetli.

3 Oda Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Adres: Country Life Residence, A Blok, D:143, Göktürk, İstanbul

Telefon: 0530 706 36 32

Instagram: 3odadanismanlik

Göktürk Dergisi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.