1- Melih Bey bize kendinizden bahseder misiniz? Müzikle tanışma hikâyen nasıl başladı?

Hayatımın her döneminde müzik bir şekilde hep merkezdeydi. Çocuk yaşlarda melodileri keşfetmemle başlayan bu yolculuk, zamanla sadece şarkı söylemekle kalmayıp işin mutfağına, üretimine ve dijital dünyadaki varlığına kadar uzanan büyük bir tutkuya dönüştü. Kendimi bildim bileli müzikle nefes alan, her anını üretimle besleyen biriyim diyebilirim.

2- Şarkılarında en çok hangi duyguları veya yaşanmışlıkları anlatmayı seviyorsun?

Genelde hayatın içinden, yaşanmışlığı ve ağırlığı yüksek duygular beni çekiyor. Hüzün, ayrılık, aşkın o buruk tarafı ve insan ilişkilerindeki derin izler şarkılarımın temelini oluşturuyor. Slow ve duygusal ritimlerle bu hisleri dinleyiciye aktarmayı, onların kalbine dokunan hikâyeler anlatmayı çok seviyorum.

3- Seni dinleyen insanların, müziğini dinlediğinde ne hissetmesini istersin?

Kesinlikle yalnız olmadıklarını hissetmelerini isterim. Bir şarkımı dinlediklerinde, "Evet, tam olarak hissettiğim ama kelimelere dökemediğim şey buydu" diyebilmeleri benim için en büyük ödül. Müziğimin onlara bir nevi sığınak, bir dert ortaklığı sunmasını hedefliyorum.

4- Kariyerinde dönüm noktası diyebileceğin bir an yaşadın mı?

Kendi ürettiğim, mutfağında olduğum şarkıları profesyonel boyutta dijital platformlara taşımaya ve bu süreci tamamen kendim yönetmeye karar verdiğim an benim için büyük bir kırılmaydı. Sadece icra eden değil, projeyi bütünüyle inşa eden tarafta olmak vizyonumu tamamen değiştirdi.

5- Türkiye’de örnek aldığın veya ilham aldığın sanatçılar kimler?

Türkiye’de çok değerli isimler var tabii ki, ancak benim için Hülya Avşar’ın yeri bambaşka. Kendisi çocukluğumdan beri hayranlıkla takip ettiğim, televizyonda gördüğümde o ekran enerjisinden ve duruşundan çok etkilendiğim bir isim. Çocukluk yıllarımdan bugüne bana ilham veren o zamansız tarzı, çok yönlülüğü ve bitmeyen üretim azmi, müzik ve medya dünyasına bakış açımı şekillendiren en önemli unsurlardan biri oldu.

6- Sahne öncesi seni motive eden özel bir rutin ya da alışkanlığın var mı?

Sahneye çıkmadan önce mutlaka bir süre tamamen sessiz kalıp kendi içime dönmeyi, o anki enerjiyi hissetmeyi severim. Derin nefes egzersizleri yapar, ardından ekibimle göz göze gelip o sinerjiyi paylaşırım. Bir de sahne öncesi içtiğim ılık bitki çayım vazgeçilmez bir rutinimdir.

7- Müzik dışında seni en çok heyecanlandıran şeyler neler?

Beni müzik dışında en çok heyecanlandıran ve hayata bağlayan şey, sosyal sorumluluk projeleri; özellikle de kimsesiz çocuklara yardım etmek ve onların hayatlarına dokunabilmek. Onların yüzündeki bir tebessüme aracı olmak, hayattaki en büyük motivasyon kaynaklarımdan biri.

8- Önümüzdeki dönemde dinleyicileri nasıl projeler veya sürprizler bekliyor?

Çok yakın ve büyük bir sürprizle başlayayım: 10 Haziran'da "Ayrılık" adlı yeni parçam çıkacak ve bu proje konusunda gerçekten çok iddialıyım. Dinleyicilerin ruhuna işleyecek, derinliği olan bir iş geliyor. Bunun yanı sıra, çok yakında özel bir programla ekranlara dönmeye hazırlanıyorum. Önümüzdeki dönem hem müzik hem de televizyon projeleriyle oldukça dolu, heyecanlı ve iddialı geçecek!