Öğrenim hayatınızda tasarım ve sanat ne kadar yer aldı ?
Şöyle başlayalım ; İzmir’de doğdum ve öğrenim hayatıma Çakabey Koleji’nde başladım. Her
ne kadar elimde hep bir boya, makas, kutu ve resim olsa da ailem dil eğitimi almamı istedi. Bu
nedenle Çakabey Koleji’nde uzun yıllar eğitim aldıktan sonra dil bölümünden mezun oldum.
Dil sınavlarına girmeme rağmen, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde 2 yıl el
sanatları eğitimi aldım. Ardından, birincilik bursu kazandığım İzmir Ekonomi Üniversitesi
Güzel Sanatlar Fakültesi Fashion Design & Business bölümünde eğitimime devam etmek
istedim.
İdeolojiniz ve idealleriniz hangi noktada kesişti ? Bir hikayeniz var mı?
Aslında şöyleki; hayatımda birlikte yemek yediğim, birlikte uyuduğum birçok şeyi birlikte
paylaştığım kardeşim diye hitap ettiğim Max adında Boxer cinsiyle büyüdüm, tam onyedi
sene. Duygusal zekam gelişmek için can atıyordu ve dönem dönem sosyal ve herkesle iletişim
halindeyken, dönem dönem içime kapanık yapım oluşmaya başladı. Çocukken her şeyi merak
etmem; her sokağı, her insanı, her olayı, insanların nasıl yaşadığı beni gelişime iterken, tabii
bu duruma ket vuran, belkide korumacı aile faktörü vardı. İçimdeki bu gelgitler 18 yaşımda
beyin travması ve bilinç kaybına sebebiyet verdi. Evet, bir ay hastanede yattım. (Buradan
hayatımı kurtaran Rıdvan Atilla' yı hatırlamadan geçemeyeceğim.) Max'ın bütün gece kapıda
ağladığını söylemişlerdi. Tam da seçim yapılması gereken dönemde, gerçeklik algım ile hayal
algımın karışması; olmayan objeleri sofistike algımla gözüme yani zihnime yansıtmaya
başladı. Sanırım idealler kolay elde edilmiyor. Özellikle kendimi bir kapatıp bir açtığım
dönemlerde beynim durmuyordu. Bir ara mistik etekler giyip, heybe takmaya bile başladım
bana uymamasına rağmen, farklı yaratımları hissetmek adına. Hayatta farklı dünyalar
olduğunu farkettiğim ve hepsiyle tanışmak istediğim bir zaman dilimiydi, haliylen maneviyata
ve hümanizme kaydı bilincim. Aynı zamanda Max artık hayatta değildi. Bu noktada hayatı
daha fazla tecrübe etmem gerektiğini anladım. İşte BLACK SPLOTCH hikayesi böylelikle
başlamış oldu.
Markalaşma adımını tam olarak hangi noktada başlattınız ?
Görsel ve uzay algımın yüksek çıkması hayat yönümü daha çok düşünmeye iterken zihnimi (ki
insan bazen o anlarda unutuyor neyin ne olduğunu bazen eski anıları karıştırırken
bulabiliyoruz tekrardan kendimizi), bu yetimi fotoğraflarla da pekiştirmek istedim ve uzun
süre İFOD (İzmir Fotoğrafçılar Odası Derneği)’nden fotoğraf eğitimi aldım. Sonrasında
İstanbul’a gelerek Mustafa Seven’in fotoğraf asistanlığını yapmaya başladım. Aynı zamanda
Akşam Gazetesi’nde basın fotoğrafları çekiyordum.
Tecrübe edindikten sonra artık markalaşmanın zamanı gelmişti ve 2016 yılında BLACK
SPLOTCH adı altında marka tescilimi oluşturdum. Tasarımın her alanında yer almak istememin
yanı sıra, kişiye özel giyim markası olarak başlamayı tercih ettim. "Siyah Leke" anlamına gelen
"BLACK SPLOTCH", yani kalpteki “Nokta-i Süveyda”, benim için derin bir anlam taşımaktadır.
BLACK SPLOTCH markasının üretim sürecinden bahsetmek gerekirse, nasıl betimlersiniz ?
Tasarımların nasıl ortaya çıktığını anlatmam gerekirse şunu söyleyebilirim: Tasarım sanattan
ve mühendislikten ayrı düşünülebilecek bir olgu değildir. Tasarım nihai bir ürün ya da yalnızca
estetik bir görüntü değil, sorunları çözmek için geliştirilen fikirlerin, kurguların ve süreçlerin
bütünüdür. Tasarım bilgi, tecrübe ve kültürün yanı sıra kalite ve rahatlık da barındırmalıdır.
Tam da bu noktada kişiye özel tasarım yapan BLACK SPLOTCH bütün bu olguları
gözetmektedir. Tasarımlar bir filmden, bazen bir müzikten, bazen bir histen, bazen de farklı
kültürlerden meydana gelir. Her tasarımın bir hikayesi vardır aslında.
BLACK SPLOTCH birçok kumaşı bir araya getirerek (özellikle tarihte fazlasıyla yeri olan brokar,
süet, deri gibi) sofistike, maksimalist, elegant ve avangart çizgiler barındırarak yansıtır
hikayeyi hakikate. Şöyleki; Kişi bize ulaşır. Öncelikle dikkatle dinlenir; ne istediği, hangi
renkleri sevdiği, modern çizgiler mi tercih ettiği gibi. Sonrasında BLACK SPLOTCH için Ar-Ge
süreci başlar. Tüm bu unsurlar BLACK SPLOTCH çizgileriyle birleşir ve üretim ortaya çıkar.
Tasarım, yaşam çizgimizi dünyaya yansıttığımız bir araçtır ve asla aceleye gelmez. BLACK
SPLOTCH ekibine çok teşekkür ederken, sizlere de bize yer açtığınız için ayrıca teşekkür
ederim.