İç Mimar Sema Yazıcı ile Keyifli Röportaj

1. Öncelikle sizi tanımak için kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Maltepe Üniversitesi İç mimarlık bölümü mezunuyum. Mezun olduktan sonra tasarım ofislerinde ve inşaat firmalarında çalıştım. Bu süreç her açıdan mesleğime katkı sağladı. Zaman içerisinde hem Türkiye’nin hem de uluslararası birçok markanın iç mimari projelerinde aktif görev aldım. Aynı zamanda PMP (Proje Yönetimi) sertifikası alarak kendimi geliştirmeye devam ettim.

Özel sektörde kazandığım 15 yıllık tecrübeden sonra Sakura Mimarlık firmasını kurdum.

Bugün şirkette 8 kişilik ekibimiz ile güzel projelere imza atmaya devam ediyoruz.

İş hayatımda en büyük destekçim ailem. Evli ve iki çocuk annesiyim. Çocuklarımı yetiştirirken deneyimlediğim sabır ve sakinliğin iş hayatımda da beni desteklediğini ve geliştirdiğini görüyorum.

Sakura Mimarlık Şirketi kurmuştunuz, ‘’Sakura’’ anlamı nedir ve niçin koydunuz?

Sakura Japonların Kiraz Çiçeği anlamına geliyor. Sakura’lar Mart ve Nisan aylarında çiçek açarak inanılmaz güzel görüntüler oluşturur. Japonlar bu doğa olayını Sakura Zen Sen yani “hayatın yeniden doğuşu “olarak festivaller ile kutlar. Kısacası hem estetik görüntüleri hem de felsefi bakış açısı ile Sakura’yı kendim ile çok özdeşleştirdim. Özel sektörden sonra kendi şirketimi kurmak benim içinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

2. İç Mimarlık sizin için ne anlama geliyor? İç Mimar olmak ile ilgili düşüncelerinizi öğrenebilir miyim?

İç mimarlık bir hayalin gerçek ile buluşmuş halidir. Biz projelerimize başlarken müşterilerimizin talep ve ihtiyaçlarına göre önce tasarımı hazırlarız. Yani o mekân için hayal kurmaya başlarız. Sonrasında o hayal proje ve uygulama olarak kişiye ya da kurumlara özel alanlara dönüşür. Bu sayede insanların hayatına anlamlı ve güzel dokunuşlar yapmak mesleğimizin en değerli yanıdır.

3. Projelerinizde en çok neye dikkat edersiniz, nelere öncelik verirsiniz?

Projelerimizde çalıştığımız alanların hem işlevsel hem de estetik açıdan bir bütün olarak tasarlanmasına çok dikkat ederiz. Çok şık tasarlanmış bir restoranın mutfağı yeterli kapasite de çalışmıyorsa ve servis aksıyorsa bu proje doğru çözülmemiş demektir. Dolayısıyla bizim için her ekip birbiri ile koordineli ve uyum içerisinde çalışması çok önemlidir.

4. Kariyerinizde başarılı olmanıza neye borçlusunuz?

Çok çalışmak, her daim öğrenmeye açık olmak ve yaptığın her işe kendinden bir şeyler katabilmek.

5. İç Mimarlık için olmazsa olmazları nelerdir?

İç Mimarlık çok yönlü olmayı gerektiren bir meslek. Genel olarak proje, uygulama ve tasarım başlığı altında çok fazla detay bulunduruyor. Dolayısıyla araştırmak, dünya trendlerini takip etmek ve hatta insanlar ile empati kurabilmek bizler için çok önemli.

6. Sema Hanım, öğrenmek istediğim bir konu var; ‘’Mimarlık için Matematik ya da Geometri’’ ilişkisi var mı? Mimar projelerinde matematiksiz planlanabilir mi?

Mimarlık matematik ve geometri ile doğrudan ilişkili bir bölüm. 2 boyutlu çizdiğiniz bir projeyi 3 boyutlu olarak düşünmek ve oradaki detayları çözmek durumundasınız. Projelerimizde yaptığımız her tasarımın oran, orantı olarak doğru kurgulanması gerekiyor.

Bir sandalyenin sırt eğiminin açısı bile orada oturan insanın sağlığını ve konforunu çok etkiliyor.

7. İç Mimar ile Mimarlık ile aynı şey mi?

Basit tanımıyla mimarlık; çevre faktörlerini göz önünde tutarak bir yapının dış kabuğu ve genel planlaması ile ilgilenir. İç mimarlar ise mimar ve inşaat mühendislerinin sınırlandırdığı yapının iç mekân tasarımı ve detayları ile ilgilenir. Her iki bölüm üniversitelerde farklı meslek dalları olarak okutulur. Profesyonel alanda her iki meslek birbiri ile koordineli ve uyum içerisinde çalışırsa çok daha başarılı projeler ortaya çıkar.

8. Bugüne kadar hangi projelerle çalıştınız, Müşterilerinizle çalışmalarınızı nasıl gerçekleşiyorsunuz? Ve ilk yaptığınız mimari projeyi kısaca anlatır mısınız?

Bugüne kadar Türkiye’nin önde gelen firmaları ve uluslararası birçok marka ile çalıştım. İç mimari projelerde perakende, yeme içme, ofis, otel ve konut alanlarında hem yurt içi hem de yurt dışında tasarım, uygulama ve danışmanlık hizmeti veriyoruz.

İlk projem Bağdat Caddesi’nde bir tekstil markasının mağazasıydı. Hem tasarım hem de uygulama işinin takibini yapmıştım. Benim için harika bir deneyimdi.

9. Sema Hanım, Her meslekte ufak bir hatalar yapabiliyorlar, sizin de iç mimar konusunda ufak bir hatanız oldu mu?

2007 yılından sonra Türkiye’de alışveriş merkezleri çok hızlı açılıyor ve biz mağazacılık alanında birçok proje gerçekleştiriyorduk. Ben de o dönemde bir alışveriş merkezinde eş zamanlı 5 mağazanın proje yönetimini yapıyordum. Bu kadar yoğunluğun içinde bir mağazanın giyinme kabininin duvar yüksekliğini yanlış vermiştim ve bunu fark ettiğimizde açılışa 3 gün kalmıştı. Üstelik yorgunluktan hastanelik olmuş ve serum yemiştim. Şantiye ekibimiz ve ofis arkadaşlarımızın desteği ile hatayı düzeltip mağazayı zamanında eksiksiz olarak teslim ettik. Şantiye süreçlerinde unutamadığım bir anımdır.

10. Mimarlık dediğimizde sizin tanışmak, öğrenmek ve ilham adlığınız bir Ünlü Mimar var mı?

Patricia Urquola’yı çok beğeniyorum. Yalın, sakin ve huzur verici mekanlar tasarlıyor.

11. İç Mimar dışında neler yapıyorsunuz, hobileriniz var mı?

İç Mimarlık dışında yazılar yazmak, okumak ve bitkiler ile ilgilenmek en büyük zevkimdir. Ayrıca mümkün olan her fırsatta ailem ve sevdiklerimle vakit geçirmeyi ve doğa içerinde tatil yapmayı çok seviyorum.

12. Ayrıca bunun dışında Hürriyet Mahmure Gazetesinde yazılarınız var, mimarlık konusu dışında felsefi ya da kişisel gelişim olarak yazıyorsunuz peki insan psikolojisi neden çok önemlidir?

Yazı yazmak benim ortaokul yıllarımda başladığım bir hobi. Aslında hobinin dışında kendimi, duygularımı, hissettiklerimi ifade edebilme şekli. Okul dönemimde yazılarım

İle kazandığım ödüller benim için çok güzel bir motivasyon oldu. Zamanla hayata bakış açım, aldığım eğitimler, okuduğum kitaplar ailem ve hatta çocuklarım ile yazdıklarımda şekillendi. Psikoloji eğitimi almayı çok isterdim çünkü hayatın her alanında insan psikolojisi var. Belki de bu yüzden kendimi hep o alanda geliştirmeye çalıştım. Bugün yazılarımda bunu hissedebiliyorsanız ne mutlu bana.

Hürriyet Gazetesi Mahmure bölümündeki yazılarım pandemi süreci ile başladı. Umarım uzun yıllar ben yazmaya siz de keyifle okumaya devam edersiniz.

13. Hayatta örnek ve ilham aldığınız kişiler kimlerdir?

Yaptıkları, geride bıraktıkları, söyledikleri ya da yazdıklarıyla bir başkasının hayatına güzel dokunuşlar yapan, doğanın ya da evrenin bir parçasını dahi güzelleştirmek için emek veren herkes benim için ilham kaynağıdır.

14. Hayalinizde ‘’İç Mimar’’ olmak mıdır yoksa başka hayaliniz var mı?

İç Mimarlık benim mesleğim ve severek devam ediyorum. Ancak kendim ve ailem ile ilgili birçok hayalim ve yapmak istediğim şeyler var. Umarım o gün bu röportajı tekrar yapar ve gerçekleşen hayallerim üzerine sohbet ederiz.

15. Sema Hanım, bizlere bir kitap konusunda okumak ve geliştirmek için sizin favori kitaplarından tavsiye verebilir misiniz?

Aslında çok var ancak son dönemde Malcolm Gladwell’in Outliers kitabını beğenerek okudum.

16. Yemek pişirmeyi sever misiniz, en sevdiğiniz Türk veya dünya yemeği hangisidir?

Evet severim. Aslında Türk mutfağının her bölgesinin geleneksel yemeklerini çok severim. Karadeniz’in balığı, doğunun çiğ köftesi, egenin zeytinyağlıları hepsinin damak tadı başkadır benim için. Dünya yemeklerinden ise sanırım her zaman keyifle yediğim İtalyan Mutfağıdır.

17. Bir gününüz genelde nasıl geçiyor?

İster hafta içi ister hafta sonu olsun çocuklar ile kahvaltı yapmadan evden çıkmam. İş saatleri; günlük planlanmış toplantılar, şantiye ziyaretleri ve proje işleri ile geçer. Akşamları yine yemek masasında ailecek bir arada oluruz. Hafta içi düzenimiz genellikle aynıdır. Bunu bozmamaya dikkat ederiz. İş dışında kalan saatlerimiz çocuklarımız, sevdiklerimiz ve kısa tatil molaları ile geçer.

18. Favori film ve müziklerin nelerdir?

En etkilendiğim film 1997 yapımı “Hayat Güzeldir” (La vita e bella) filmidir.

19. Herhangi bir dernek, etkinlik ve konferansa katıldığınız oldu mu?

Aktif olarak Gyiad (Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği) ve İç mimarlar Odası üyesiyim. Mesleğim ile ilgili birçok etkinlik, fuar ve sergilere katılırım. Ayrıca Gyiad’ın düzenlediği akademik ve sosyal faaliyetleri de kaçırmamaya çalışırım.

20. Sema hanım, genç mimarlara ya da mimar olmak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?

Genel olarak mimarlık ya da iç mimarlık araştırmayı, günceli takip etmeyi ve her konuda bilgi sahibi olmayı gerektiriyor. İşinizi yaparken hem sanat hem psikoloji hem de teknoloji ile iç içe oluyorsunuz. Dolayısıyla öğrenmeyi, yeniliği, farklı alanlarla bir arada çalışmayı seven herkes bu mesleklerde başarılı ve mutlu olur diye düşünüyorum.