Kurul, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında değişikliğe gitmezken; gecelik borç verme faizini yüzde 40, borçlanma faizini ise yüzde 35,5 seviyesinde korudu.

Enflasyon mesajı öne çıktı

Karar metninde, enflasyonun ana eğiliminde mart ayında bir gerileme yaşandığı, ancak öncü göstergelerin nisan ayında sınırlı bir artışa işaret ettiği belirtildi. Özellikle küresel gelişmelerin etkisiyle enerji fiyatlarında dalgalanma yaşandığına dikkat çekildi.

Jeopolitik risklerin devam ettiğine vurgu yapılan açıklamada, enerji maliyetlerindeki oynaklığın hem üretim hem de fiyatlar üzerinde etkili olabileceği ifade edildi. Ekonomik aktivitede ise yavaşlama sinyalleri gözlendiği aktarıldı.

“Gerekirse sıkılaşma gelir” mesajı

Kurul, enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma yaşanması halinde para politikasında daha sıkı adımların atılabileceğinin altını çizdi. Açıklamada, mevcut sıkı para politikası duruşunun; talep, döviz kuru ve beklentiler üzerinden dezenflasyon sürecine katkı sağladığı belirtildi.

Para politikası kararlarının bundan sonraki süreçte de veri odaklı ve toplantı bazlı alınacağı ifade edilirken, enflasyonun orta vadede yüzde 5 hedefine indirilmesinin temel öncelik olduğu vurgulandı.

Ek önlemler gündemde olabilir

TCMB, kredi ve mevduat piyasalarında beklenmeyen gelişmeler yaşanması durumunda makroihtiyati adımların devreye alınabileceğini bildirdi. Likidite yönetiminin ise yakından izlenmeye devam edeceği kaydedildi.

Önceki karar neydi?

Kurul, 12 Mart 2026 tarihli toplantısında da faiz oranlarında değişikliğe gitmemiş ve politika faizini yüzde 37’de sabit bırakmıştı. Yılın ilk toplantısında ise 100 baz puanlık indirimle faiz yüzde 38’den yüzde 37’ye çekilmişti.

Ekonomistler, son kararın enflasyon görünümü ve küresel gelişmelere bağlı olarak temkinli duruşun sürdüğüne işaret ettiğini değerlendiriyor.