AB çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, Merkel’in Kremlin ile Batı arasındaki en önemli iletişim kanallarından biri olduğu ifade edildi.
Brüksel kaynaklarına göre Merkel, görev süresi boyunca Rusya ile diyaloğun tamamen kopmaması gerektiğini savundu. Özellikle enerji güvenliği, Ukrayna krizi ve Avrupa’nın savunma politikaları konusunda Putin’le doğrudan temas halinde olan Merkel’in yaklaşımı, bazı Avrupa ülkeleri tarafından eleştirildi.
Avrupa’daki bazı siyasi çevreler, Berlin’in geçmişte Moskova’ya karşı fazla temkinli davrandığını savunurken, diğer kesimler ise diplomatik iletişimin korunmasının Avrupa güvenliği açısından gerekli olduğunu dile getiriyor.
Merkel’in görevden ayrılmadan önce yaptığı açıklamalar da yeniden gündeme geldi. Eski Alman lider, Putin üzerindeki etkisinin zamanla azaldığını belirtmiş ve Rus liderin uluslararası ilişkilerde daha çok güç dengelerine odaklandığını ifade etmişti.
Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Avrupa Birliği’nde Moskova’ya yönelik politikalar sertleşirken, geçmişte yürütülen diplomatik temaslar da yeniden sorgulanmaya başladı. Uzmanlar, Avrupa’nın bundan sonraki süreçte güvenlik ve diplomasi arasında daha hassas bir denge kurmak zorunda kalacağını değerlendiriyor.





