Kavuncu, millete yaşam hakkı tanımayan iktidarın, terör örgütü ve onun elebaşı için elinden geleni yaptığının altını çizdi.

İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı bitiminde partisini genel merkez binasında gündeme dair basın toplantısı düzenledi.

Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafeti üzerinden hedef alınmasına değinen Kavuncu, “Geçtiğimiz hafta maalesef bizi de ilgilendiren bir mesele sebebiyle kamuoyu meşgul oldu. Cumhuriyetimizin büyük bir kazanımı olarak seçilmiş Mihalgazi Belediye Başkanı Hanımefendiye karşı kabul edemeyeceğimiz büyük bir terbiyesizlik yapıldı. Çok hızlı tepki gösterdik ve bu edepsizliği yapan kişi tartışmasız ve tereddütsüz derhal ihraç istemiyle disipline sevk edildi ve partiden atıldı” dedi.

Parti kurucusu olduğu iddialarına yalanlama

Şahsın parti kurucusu olduğu yönündeki iddiaları yalanlayan Kavuncu, “Pek çok partinin yüz binlerce, milyonlarca üyesi var. Bizim üye sayımız yaklaşık 500 bin. Bu kadar kalabalık yapılar söz konusu olunca, kurumsal kimlikle asla bağdaşmayacak ifadeler kullananalar nadiren de olsa çıkabiliyor. Kriminal suç işleyenlerle de karşılaştığımız olmadı değil” ifadelerini kullandı.

“Yapılan terbiyesizliğe çok hızlı tepki gösterdik”

Bu tür olaylarda önemli olanın kurumların aldıkları tavır ve gösterdikleri reaksiyon olduğunu vurgulayan Kavuncu, “Duruşumuz nettir. Bu hadisede de bu net duruşu gösterdik ve yapılan bu terbiyesizliğe çok hızlı tepki gösterdik. Ancak bunu yaparken, kendini bilmez bir şahıs üzerinden siyasi rant peşinde koşanlara da bazı hatırlatmalar yapmak gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Bize akıl vermeye kalkanlar keşke iki cümle kurabilseydi”

“Burada incitici, onur kırıcı, küçük düşürücü ve ağza alınmayacak birçok cümlenin sahibi ve sahiplerini saymaya kalksam saatler sürer” diyen Kavuncu, “Kur’an-ı Kerim ayetleriyle bakara makara diyerek dalga geçenler mi dersiniz, başörtüsüz kadını perdesiz eve benzetenlerden mi bahsedeyim, yoksa millete çıkıp, ‘bunlar çürük, bunlar sürtük’ diyenlerden mi bahsedelim. ‘Kadın erkek eşitliği tamamen yalan. Namazını kıldırt, hanımına başını örttür. Sokaklar kasap dükkânı gibi. Et görmekten içimiz dışımıza çıkıyor’ diyenlerden mi bahsedelim -ki bunu söyleyen Diyanet’te resmi bir imam. Mustafa Kemal’in annesini Zübeyde Hanım’a hakaretler edildi bu ülkede. Bizim bu kadar hızlı reaksiyon verdiğimiz bir olayda bize akıl vermeye kalkanlar keşke o zaman çıkıp da iki kelam laf edebilseydi.Daha nicelerine tek bir söz söylemeyip, yaptırım uygulamayanlar bize bu konuda en son söyleyecek kişilerdir” dedi.

“Kelimenin en hafif tabiriyle samimiyetsizlik”

Kavuncu, “Bu tavırlarının sebebi çok net. O kadar çok travmaları var ki. O kadar çok sessiz kaldılar ki. O nedenle içlerindeki o derin utancı ve kompleksi, bu tür konularda siyasi ranta dönüştürmeye çalışıyorlar. Duygularını ancak bu şekilde bastırabiliyorlar. Şimdi bunların hiçbiri söylenmemiş gibi, bir şahsın son derece terbiyesiz ve seviyesiz bir sosyal medya paylaşımı üzerinden rant devşirmeye çalışmak da kelimenin en hafif tabiriyle samimiyetsizliktir” değerlendirmesini yaptı.

Dervişoğlu, Başkan Güneş’i ziyaret edecek

İYİ Parti çatısı altında; cinsiyet, kimlik veya mensubiyetler üzerinden aşağılama, tahkir ve küçük düşürücü söz söyleyen hiç kimsenin barınamayacağını vurgulayan Kavuncu, “Anında gereği yapılır ve yapılmıştır” dedi.

Kavuncu, söz konusu şahısla ilgili gerekli işlemlerin yapılması için talimat veren Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’i aradığını ve üzüntülerini ifade ettiğini söyledi.

İYİ Parti Sözcüsü, Genel Başkan Dervişoğlu’nun Perşembe günü Başkan Güneş’i ziyaret edeceğini ekledi.

TÜTÜRK istasyonunda polis memurunun öldürülmesi

Ankara’daki TÜTÜRK araç muayene istasyonunda, polis memuru Melih Okan Keskin’in istasyonda çalışan şahısların saldırısı sonucu hayatını kaybetmesine değinen Kavuncu, “Bir polis memurunu böyle kaybetmek, Ankara’da böyle bir vahşetin meydana gelmesi düşündürücü” dedi.

Türkiye’nin bir şiddet sarmalıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Kavuncu, “Trafikte, sokakta, restoranda, bankada, iş yerinde, her yerde korkunç bir şiddet sarmalı var. Ve bu şiddet sarmalı birbirini besliyor. Sosyal medyada yayılıyor ve belli periyotlarla sürekli infialler meydana geliyor. İş o hale geldi ki; trafikte bu gerilimi engellemek için yasal düzenleme yapıldı ve aracından inenlere ağır yaptırımlar geldi” ifadelerini kullandı.

“Tekeli bitirin”

Bu şiddetin cezasızlık, sürekli aflar ve ekonomik temel problemler gibi birçok arka planı olduğuna işaret eden Kavuncu, “Türkiye bunu çözmek zorunda. İkinci olarak araç muayene sistemindeki aksaklıklar da konuşulmalı. 2027 yılı itibariyle sistemin değiştiğini ve yeni bir girişimin araç muayene düzenini oluşturacağını biliyoruz. Buna özelleştirme diyorlar ama bu tekelleşmedir. Bu tekeli bitirin. Bu birilerini zengin etme, peşkeş çekmedir. Rekabet vatandaşa verilecek hizmet kalitesini arttırır” değerlendirmesini yaptı.

“Vatandaşa yaşam hakkı tanımıyorsunuz”

Vatandaşların düzgün hizmet almak istediğini ekleyen Kavuncu, “Ama bundan önce vatandaş herhangi bir yerde öldürülmek istemiyor. En temel insani güdülerden olan korku, bu ülkede, bu iktidar eliyle normalleştirildi. Vatandaş her şeyden korkar oldu. Konuşuyor, iktidar baskısından korkuyor. Dışarı çıkıyor, öldürülme tehdidinden korkuyor. Eve geliyor, bu ayı nasıl çıkaracağız, çocuklara nasıl yeteceğiz diye korkuyor. Vatandaşa yaşam hakkı tanımıyorsunuz ki. Adamlar o kadar pervasız ki, başkentte bir polis memurunu şiddet uygulayarak, döverek öldürüyorlar. Nasıl olsa bana muhtaçlar anlayışıyla istedikleri gibi at koşturan bir yapı var ettiniz” dedi.

Kavuncu şöyle devam etti:

“Hizmeti veren firma 2027’de değişecek fakat bu konuda acil bir düzenleme yapılması ve bu sürecin vatandaşın lehine olacak şekilde sürdürülmesi şart. Bu çağrıyı yapıyoruz fakat, maalesef gideni geri getiremiyoruz. Bir kez daha polis memurumuz Melih Okan Keskin’i rahmetle anıyor, acılı ailesine sabır diliyorum”

“Emekliye bir umut hakkından bahsetmek isterdik ama…”

Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreç kapsamındaki umut hakkı tartışmalarına değinen Kavuncu, “Emekliye bir umut hakkından bahsetmek isterdik. Öğrenciye, işçiye, ev hanımına umut hakkı demek isterdik. Gençlere umut hakkı demek isterdik. Ancak maalesef tüm bunları söyleyemiyoruz. Türkiye, İmralı’daki terörist başının umut hakkını konuşuyor” dedi.

1999 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından teslim alınıp hapishaneye atılan terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın idam cezasına çarptırıldığını hatırlatan Kavuncu, idamın kaldırılmasından sonra Öcalan’ın ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldığına işaret etti.

Kavuncu, cezaları idamdan ağırlaştırılmış müebbet hapse dönen hükümlüler için herhangi bir umut hakkının uygulanabilmesinin mümkün olmadığının altını çizdi.

“Umut hakkı için ısınma turu atıyorlar”

“Bunun uygulanabilmesi için yasal bir düzenleme gerekiyor” diyen Kavuncu, “Şu anda sahnelenen de tam olarak budur. Bu yasal düzenlemeyi gerçekleştirebilmek için bir ısınma turu söz konusudur. Şu anda kamuoyuna dönük bir algı çalışması yapılıyor” ifadelerini kullandı.

Kavuncu şöyle devam etti:

“Peki karşımızda olan nedir? Hayatının önemli bir kısmını aktif bir şekilde, insanları katletmek, bombalı saldırılar düzenlemek, sivilleri hedef almak için emirler vermekle, çok önemli bir kısmını da cezaevinde tek başına geçiren terörist bir suçluyla karşı karşıyayız. Ve bu kişiden ‘Türkiye’ye çözüm getirecek kişi’ diye bahsediliyor. On binlerce insanımızın katili olan bir bölücü başını meşru bir muhatap gibi kamuoyuna sunan bir zihniyetle karşı karşıyayız. ‘Umut hakkı tanınmalı, cezaevinden çıkmalı ve özgürlüğüne kavuşmalı’ diyorlar”

“İktidar terör elebaşı için elinden geleni yapıyor”

Millete yaşam hakkı tanımayan iktidarın, terör örgütü ve onun elebaşı için elinden geleni yaptığını savunan Kavuncu, “Bir tarafta gencecik teğmenlerin görevlerine dönmelerini engellemek için her şeyi yaparken; diğer tarafta teröristlerin geleceğini, entegrasyonunu, iş imkânlarını konuşuyor. Bir tarafta Çetinkaya’da 12 sivili yakarak katleden bir teröristin konuşmasına, nutuklar atmasına müsaade edilirken; diğer tarafta ülkenin geleceği için fikrini dile getiren gençlerimizi yargı süreçlerine maruz bırakan bir iktidarla karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.

“Terörsüz bir vatanı en çok biz istiyoruz”

“Terörsüz Türkiye istemiyor musunuz?” şeklindeki tepkilere yanıt veren Kavuncu, “Bir kez daha cevap verelim. Terörsüz bir vatanı en çok biz istiyoruz ama hafızamız var aklımız var. Türkiye Cumhuriyeti’ne büyük bir sevdamız var. Bu bağlılık da bedeli ne olursa olsun doğruyu haykırmayı gerektiriyor. Türkiye’nin deprem, ekonomi, adalet, tarım, eğitim ve daha birçok kronikleşmiş meselesi var” dedi.

“İktidarın bu meseleyi çözebileceğine inanmak büyük tutarsızlık”

Kavuncu, “Ana muhalefet ve iktidar hiçbir konuda mutabık kalamadı. ‘AK Parti iktidarı Türkiye’nin adalet meselesini çözemez, eğitim meselesini çözemez, tarım meselesini çözemez dendi ancak tüm bunlar ortadayken bazı muhalif partiler hem komisyona katıldılar hem de sürece destek verdiler. İktidarın en çetrefilli meselelerden biri olan bu meseleyi çözebileceğine inanmak bize göre tutarsızlığın ta kendisidir” diye ekledi

Kendi iktidarının geleceği için her şeyi yapabilecek bir yapıyla karşı karşıya olduklarının altını çizen Kavuncu, “Bu yapının bugün geldiği nokta maalesef İmralı ittifakı oldu” değerlendirmesini yaptı.

Kavuncu, şöyle devam etti:

“İYİ Parti olarak sürecin en başından itibaren tepkimizi ortaya koyuyoruz. Milletimizin bu süreçten rahatsızlığı son derece net. Bu kapsamda milletimizin sesi olmayı sürdüreceğiz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kazanımlarını içselleştirememiş, Cumhuriyetin inşasının büyüklüğünü kavrayamamış olanlarla memleketin hiçbir meselesi çözüme kavuşturulamaz. Türkiye’nin değişime, yeni bir bakış açısına ve birçok kronikleşmiş sorunun sebebi olan aktörlerden farklı, yepyeni, Cumhuriyet’in gücünü kavramış ve içselleştirmiş bir harekete ihtiyacı var! İYİ’lere ve iyi bir bakış açısına ihtiyacı var. Vatan dediğimiz bu toprakların sahibi Türk milletidir. Devlet de vatan da milletindir. İYİ Parti’nin durduğu yer burasıdır. Bu mevziiyi koruyacağız. Türk milletinin ve vatanının birliğini, dirliğini kendi sorumluluğumuz kabul ediyoruz”

Köprülerin özelleştirilmesi

Köprülerin özelleştirilmesi konusuna değinen Kavuncu, “Kamuoyuna yansıyan haberlerde, uluslararası bir danışmanlık firmasının bu konuyla ilgili görevlendirildiği ifade edildi” dedi.

Geçtiğimiz yıl 30 milyar olan özelleştirme hedefinin 2026 için 185 milyar lira olduğuna işaret eden Kavuncu, “Hepimiz merak ettik. Geçen sene 30 milyar olan bu rakam bu sene neden 185 milyara çıktı? Neyi satmayı düşünüyorlar diye merakla bekledik. Ve sonra gördük ki, 2 köprü ve 9 otoyol özelleştirmesi için hedeflenen fiyat yaklaşık 155 milyar lira. Bu da yaklaşık olarak 3,5 milyar dolara denk geliyor” dedi.

“Otoyol ve köprülerin kar ettikleri ortada”

Bu otoyol ve köprülerin satılmasıyla elde edilecek gelirin 1 aylık faiz giderini karşılamadığını kaydeden Kavuncu, “Bu otoyol ve köprülerin net kar ettikleri de ortada. Bunlar sıkıntılı yapılar değil. 2024 yılında 11 milyar 211 milyon, 2025 yılında ise 23 milyar 594 milyon net kâr elde edilmiş. Mevcut araç geçiş ücretleriyle; 25 yılda elde edilecek net kâr 15 milyar dolar” ifadelerini kullandı.

Kavuncu, şöyle devam etti:

“Aynı karayolu bölgelerinde yer alan ve yap-işlet-devret modeliyle yandaş şirketlerin işlettiği köprülerin araç geçiş ücretlerine ve otoyolların kilometre başına araç geçiş ücretlerine endekslenerek 3,23 katına çıkması bekleniyor. Yani yüzde 232 zam anlamına geliyor.

Bu zammın da uygulandığının düşünülmesi durumda 25 yılda elde edilecek net kâr 48 milyar 450 milyon dolara çıkıyor. 1 aylık faiz giderinizi bile karşılamayacak bir ücret karşılığında otoyol ve köprüleri satmak çaresizliğin ta kendisidir. Peki bu satıldığında ne olacak? Buradan elde edilecek gelirin büyüklüğü geçiş ücretlerinin büyüklüğüne bağlı. Yani bu işin ucu vatandaşa değecek”

“AK Parti mirasyediliğin bir iktidarda somutlaşmasıdır”

“Köprülerin satışı demek, ülkenin geleceğini satmak, gelecek nesillerin rızkıyla oynamak, vergilerimizle yapılan köprülerin birkaç yandaşa peşkeş çekilmesi demektir” diyen Kavuncu, “Yaptığınız yollarla övünüyorsunuz ama vatandaşlar kullanamadıktan sonra bu yoların kime ne yararı var. Gidin Ulus’taki otellere, emeklileri görün; gidin otogara, ücretsiz ısındığı için oraa vakit geçirenleri görün. Bu anlaşılabilir bir durum değildir. Aile büyüklerinin yıllarca didinip inşa ettiklerini çarçur edip, tek seferde yiyen, sağa sola saçan hayırsız evlatlara benziyor.

AK Parti bu ülkenin hayırsız evladıdır. AK Parti mirasyediliğin bir iktidarda somutlaşmasıdır.

Türk milletinin en zor şartlarında inşa ettiklerinin mirasını yiyip doymayan bir iktidarla karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.

Kavuncu, “Babanızın malını satmıyorsunuz” diye uyarıda bulundu.

Keçiören Belediye Başkanı Özarslan’ın CHP’den istifası

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifasına değinen Kavuncu, “Bu diğer partilerin kendi işleridir fakat konunun kamuoyunu asıl ilgilendiren yönüne de değinmemiz gerekiyor” dedi.

Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun ifade ettiği gibi, İYİ Parti’nin partilerin birbirlerinden yaptığı transferlerde en çok yer alan parti olduğunu söyleyen Kavuncu, “Buna benzer olaylar İYİ Parti'ye yönelik bir biçimde yapıldığında ses çıkarmayanlar bugün feryat eder duruma geldi” şeklinde konuştu.

İYİ Parti’nin konuyla ilgili “Bu işler tek bir merkezden yönetiliyor ve uzun vadede Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sayısal üstünlüğe ihtiyacı olanların da önünü açıyor” şeklindeki ikazlarını hatırlatan Kavuncu, “Bir siyasi partiden seçilmiş belediye başkanının ya da milletvekilinin, kendisine oy veren seçmenin iradesine saygı göstermek gibi bir mecburiyeti vardır. Siz oyu aldıktan, o makamı da işgal ettikten sonra; o sevgiyi ve oyu, başka bir siyasi partiye ciro edemezsiniz. Kimse gidişini meşrulaştırmasın, hiç kimse de geçmiş hatalarını kapatmaya çalışmasın” ifadelerini kullandı.

Kavuncu, siyasi ahlak yasasına ihtiyaç olduğunu vurguladı.