İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından gerçekleştirilen çalışmada, 2026 yılının ekim ayına ait partikül madde (PM10) ölçümlerinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,3 arttığı belirlendi. Ölçümlerde en yüksek kirlilik değeri Sultangazi'de kaydedildi.
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, 2025 ve 2026 yıllarının ekim aylarına ait hava kalitesi verilerini karşılaştırdı. Araştırmada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) ait toplam 26 hava kalitesi ölçüm istasyonunun verileri değerlendirildi.
26 ÖLÇÜM İSTASYONUNUN 20'SİNDE KİRLİLİK ARTTI
Araştırma sonuçlarına göre, İstanbul genelinde ekim ayı PM10 ortalaması metreküp başına 35,2 mikrogram olarak ölçüldü. Geçen yılın aynı döneminde bu değer 31,9 mikrogram seviyesindeydi.
Böylece partikül madde kaynaklı hava kirliliğinde bir yıl içerisinde yüzde 10,3'lük artış yaşandı. Ölçüm yapılan 26 istasyonun 20'sinde kirlilik değerleri yükselirken, 6 istasyonda düşüş görüldü.
EN YÜKSEK KİRLİLİK SULTANGAZİ'DE ÖLÇÜLDÜ
Ekim ayı verilerine göre İstanbul'da en yüksek PM10 değeri metreküp başına 71,3 mikrogramla Sultangazi 3 ölçüm istasyonunda kaydedildi. Sultangazi'yi 70 mikrogramla Kağıthane 1, 61,4 mikrogramla Selimiye takip etti.
En düşük kirlilik değeri ise 18,1 mikrogramla Üsküdar 1 istasyonunda ölçüldü.
Ölçümlerde öne çıkan diğer bölgeler arasında Sancaktepe, Tuzla, Kadıköy, Yenibosna, Esenler ve Avcılar da yer aldı.
TRAFİK VE ISINMA KAYNAKLI EMİSYONLAR ETKİLİ
Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul'daki hava kirliliğinin artışında meteorolojik koşulların önemli rol oynadığını belirtti. Özellikle yüksek basınç sistemlerinin etkili olduğu dönemlerde hava hareketlerinin azalmasının kirleticilerin atmosferde birikmesine neden olabildiğine dikkat çekti.
Kentteki hava kirliliğinin önemli kaynaklarından birinin trafik olduğunu belirten Toros, 6 milyondan fazla aracın bulunduğu İstanbul'da yoğun trafik nedeniyle araçların yollarda daha uzun süre kalmasının egzoz gazı salımını artırdığını ifade etti.
Havaların soğumasıyla birlikte ısınma kaynaklı emisyonların da hava kalitesini etkilediği belirtildi. Özellikle doğal gaz kullanılmayan bazı bölgelerde farklı yakıtların tercih edilmesinin kirliliğe katkıda bulunduğu aktarıldı.
HAVA KİRLİLİĞİYLE MÜCADELEDE UZUN VADELİ ADIMLAR ÖNEMLİ
Araştırmada, günlük PM10 ortalamasının metreküp başına 50 mikrogramın üzerine çıktığı istasyon sayısının geçen yıl 3 iken bu yıl 5'e yükseldiği bilgisi paylaşıldı.
Uzman değerlendirmelerinde hava kirliliğiyle mücadelenin yalnızca kısa vadeli önlemlerle çözülemeyeceği, ulaşım, ısınma ve çevre yönetimi alanlarında uzun vadeli çalışmalar yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Kaynak: İTÜ araştırması ve hava kalitesi ölçüm verileri.





