Kendisini dinleyen binlerce kişiye “Size hedefimizi açıklıyorum” diye seslenen Dervişoğlu, “İYİ Parti'nin hedefi bu ülkeyi yönetmektir. Yani iktidar olmaktır. Bayrağı İstanbul'dan kaldırıyorum. Onun için buradayım ve sizler için seferberlik ilan ediyorum. Ülkeyi yönetmeye talip olmanın zamanı gelmiştir” dedi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin İstanbul’da düzenlediği iftar programında konuştu. 5 binin üzerinde vatandaşın katıldığı iftar programı miting havasında geçti.

İYİ Parti Kadın ve Aile Politikaları Başkanı Kevser Ofluoğlu’nun öncülüğünde Kadın, Hayat ve Adalet isimli panel düzenlendiğini hatırlatan Dervişoğlu, “Kadının ekonomi, sosyal, siyasi ve akademik hayattaki yerini, karşı karşıya bulunduğu problemleri, o problemlerin çözümüne yönelik projeleri konuşmamız gerekirken; bugün Türkiye'de maalesef kadın cinayetlerini, tacizleri ve tecavüzleri konuşuyoruz. Verilere göre geride bıraktığımız 2025 yılı içerisinde 391 kadınımız katledilmiş. Bu cinayetleri işleyenler yabancılar değil. Tanıdıkları tarafından katledilmişler. Ya eski eşleri tarafından ya nişanlıları tarafından ya ağabeyleri ve babaları tarafından ya da sevgilileri tarafından hayattan koparılmışlar. 1934 yılında bütün dünya uyurken, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilen Türkiye’de kadınların güvenlik sorunlarının konuşulmaması gerekir. Bu Türkiye’yi yönetenler açısından utanması gereken bir durumdur”
“İstanbul Sözleşmesi’ne geri döneceğiz”
Gazetecilerin kendisine “İktidar olursanız ilk işiniz ne olacak?” diye sorduğunu aktaran Dervişoğlu, “Ben de ‘Hükümet Sistemi’nden, Parlamenter Demokratik Sisteme geçiş için adım atmak olacak’ diyorum. ‘İkinci yapacağımız iş ise; bir gece yarısı kararnamesiyle çıkılan İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönmek, kadınlarımızın hak ve hukuklarını korumak için ilk adımı atmak olacaktır’ diyorum. Bu vesileyle kendi gücü ve emeğiyle ayakta kalan kadınlarımıza selam olsun, iyi ki varsınız, iyi ki bizimle birliktesiniz” ifadelerini kullandı.

“Başkaları gibi komisyonculuk oynamadık” Türkiye’nin, tarihin en zorlu dönemlerini yaşadığını savunan Dervişoğlu, “Etrafımız adeta ateş çemberi. Irak'ta olanları geçmişte yaşadık. Suriye'de olanları bugün yaşıyoruz. Ayrıca İran'da olanları da birlikte müşahede ediyoruz. Çevremizdeki jeopolitik riskleri her zaman doğru okuduk ve her zaman haklı çıktık. Bizi ayakta tutan milli kimliğimize ve üniter yapımıza sıkı sıkıya sarılmanın gerekliliğine her zaman işaret ettik. O nedenle vatandaşlık takımımızın, üniter devlet yapımızın tartışma konusu edileceğini bildiğimiz; komisyonlara katılıp, başkaları gibi komisyonculuk oynamadık. Türk milletinin değerlerini, Türk milletinin doğrularını ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin geleceğini savunarak, tartışılmazların tartışma masasına yatırılmasına izin vermedik. Türk kimliğinin, vatan bütünlüğünün, Türk vatanının, Türk devleti ve büyük milletimizi gölgesi altında barındıran Türk bayrağının sonuna kadar savunucusu olduğumuzu dosta ve düşmana müştereken gösterdik” şeklinde konuştu.
“Bahçeli, Abdullah Öcalan denen caninin ihanetlerini ortak oluyormuş”
Dervişoğlu, “Uyarılarımızı nazarı itibari almayanların, o komisyon raporunun altına imza atmalarıyla neleri meşrulaştırdıklarını da görmezden gelmemenizi istirham ediyorum. Komisyon kurulmasını kimlerin talep ettiğine bir bakın. Yaklaşık yarım asırdır Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne düşmanlık yapanlarla; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve milletini kendisi korumakla mükellefmiş gibi görünen ve gösteren insanlar tarafından inşa edildi. Meclis kürsüsüne çıkıp ‘Abdullah Öcalan gelsin, bu kürsüde konuşsun, örgütünün teslim olmasını ve silah bırakmasını temin etsin, ondan sonra da umut hakkından sonuna kadar yararlansın’ dediler. Sonradan gördük ve anladık ki; o talep, talebi yapanın değil Abdullah Öcalan'ın bizatihi kendisininmiş. Ondan sonra bir komisyon toplansın demişler. O komisyonun toplanmasının gerekli olduğunu söyleyen de aynı kişi. Ama komisyonun kurulmasını arzulayan gerçek kişi Abdullah Öcalan’mış. Biz Devlet Bahçeli, memleket için bir şeyler yapıyor diye zannederken o Abdullah Öcalan denen caninin ihanetlerini ortak oluyormuş” diye ekledi.

“Bahçeli olduğunu zannettik ama Abdullah Öcalan canisiymiş”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “Rapor yazılmadan önce İmralı adasına gidilsin ve Öcalan ziyaret edilsin” arzusu taşıdığını da söyleyen Dervişoğlu, “Yine bakıyoruz ki bunu isteyen de Abdullah Öcalan’mış. İmralı ziyaretini gerçekleştirmek üzere Meclis’te toplanan komisyonun içinden 3 kişi ziyareti gerçekleştirdi ve açıklama yaptılar. Yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu söylediler. Abdullah Öcalan’ın af talebini, özgürlük talebini üstü kapalı olarak kamuoyunun gündemine getirdiler. Bunu da yapanın Devlet Bahçeli olduğunu zannediyoruz ama Abdullah Öcalan canisiymiş. Sonra kendisinin bir statüye ihtiyacı olduğu söylenmiş. Ve bu caninin önümüzdeki dönemler için taşıyacağı statünün ne olacağının tartışmasını da yine Devlet Bahçeli başlatmış” dedi.
“Bahçeli ve Öcalan arasındaki hattı kim kurdu?”
Kendisini dinleyenlere “Şimdi soruyorum size sevgili İstanbullular” diye seslenen Dervişoğlu, “Bizim bilmediğimiz bir şeyler mi dönüyor? Devlet Bahçeli ile Abdullah Öcalan’ın arasında bir kırmızı hat kuruldu. Bu herkesin gözünün önündeki bir gerçek ama bu hattın kimler tarafından kurulduğunu bu millet tarafından bilinmesi lazımdır. Bu büyük milleti felakete sürüklemek isteyenler, baştan ben Müsavat Dervişoğlu’nu ve İYİ Partilileri karşılarında bulacaklardır. Başkaları gibi ‘Bunun siyasi sonucu ne olur’ diye bir hesabın içerisinde değiliz. Türkiye'nin zarar görmesine sebep teşkil edebilecek her türlü kötülüğe karşı iyiler ve cesurlar olarak mücadelemizi sürdürmek, tarihin omuzlarımıza yüklediği büyük bir sorumluluktur.

Türkiye Cumhuriyeti ve büyük Türk milleti için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız.” ifadelerini kullandı. “Bayrağı İstanbul'da kaldırıyorum” İYİ Parti’ye her zamankinden fazla ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Dervişoğlu, “Türkiye'nin aşması icap eden bunca problem varken, vatandaşın devletle barıştırılması mecbur hale gelmişken, bu yürümeyen ekonomik programın yeniden düzenlenmesi icap ederken, kadınlarımıza güvenlik vaat edilmesi, gençlerimize umut vaat edilmesi, çiftçimize toprağa düşürdüğü terin karşılığını alabilmesinin sözünün verilmesi, esnafın faizlerden kurtulmasının önünün açılabilmesi için büyük işler yapmaya talip bir siyasi kadronun ortaya çıkması gerekmektedir. İşte o kadro İYİ Parti kadrosudur. Her alanda proje üretecek hale gelmiştir. Türkiye'nin bütün sorunlarını aşabilecek plan ve projeleri yaşama geçirecek kudrete erişmiştir. Öyleyse siyasi geleceğimiz ne olacak diye endişe etmemize asla ve kata mahal yoktur. Ben size hedefimizi açıklıyorum. İYİ Parti'nin hedefi sadece siyasete tutmakla sınırlı değildir. İYİ Parti'nin hedefi bu ülkeyi yönetmektir. Yani iktidar olmaktır. Bayrağı İstanbul'dan kaldırıyorum. Onun için buradayım ve sizler içi seferberlik ilan ediyorum. Vakit gelmiştir. Ülkeyi yönetmeye talip olmanın zamanı gelmiştir” şeklinde konuştu.

“Bana küçük hesapların büyük adamları gerekmiyor”
“İktidara hazırlanıyoruz ama etrafımızda biriler var. Onlar başka işlerle uğraşıyorlar” diyen Dervişoğlu, “İYİ Parti'ye yapılan operasyonlar, kurulan tuzaklar devam ediyor. Adam milletvekilliğine aday oluyor. Beklediği sırayı bulamayınca istifa ediyor. Kişi il başkanlığına aday oluyor. Kazanamayınca istifa ediyor. Kişi genel başkanlığa aday oluyor. Kazanamayınca istifa ediyor. Siyaset, sabır, sebat ve inat işidir. Bana küçük hesapların büyük adamları asla lazım değildir. Bana büyük hedeflerin inanmış, iman etmiş kadroları lazımdır.” diye ekledi. Dervişoğlu, “Çıkacağımız yolculuk onun bunun lokomotifine vagon olmak değildir. Türk siyasetinin merkezini inşa etmeye, onun temelini atmaya, onun çatısını çatmaya var mısınız?” diye ekledi.


