Konuşmasına kamuoyunun son haftalarda yalnızca belirli siyasi tartışmalara odaklandığını ifade ederek başlayan Dervişoğlu, televizyon ekranlarında ve haber bültenlerinde tek bir konunun işlendiğini, bunun da Türkiye’nin gerçek sorunlarını perdelediğini dile getirdi. Enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik, emeklilerin ve asgari ücretlilerin yaşadığı geçim sıkıntısı, çiftçilerin üretim maliyetleri, güvenlik sorunları ve dış politika gibi temel meselelerin geri plana itildiğini savunan Dervişoğlu, bunun bilinçli bir tercih olduğunu öne sürdü.
İktidarın kamuoyunun dikkatini farklı alanlara çekmeye çalıştığını ifade eden Dervişoğlu, Türkiye’de yaşanan ekonomik ve sosyal problemlerin çözümü yerine gündem değiştirildiğini söyledi. Vatandaşların yaşanan gelişmeleri doğru değerlendirmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Duyduğunu ayırt etmek, gördüğünü anlamak ve konuştuğunu bilmek gerekir. Bunun adı idraktir.” ifadelerini kullandı.
“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye’nin Sorunlarının Kaynağıdır”
Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştiren Dervişoğlu, mevcut yönetim modelinin devlet kurumlarının işleyişini bozduğunu savundu. Sistemin bürokrasiyi, yargıyı ve siyasal yapıyı tek merkezli bir anlayışa dönüştürdüğünü belirten Dervişoğlu, yaşanan ekonomik ve toplumsal krizlerin temelinde bu yönetim modelinin bulunduğunu ifade etti.
Türkiye’nin tek kişinin kararlarıyla yönetilen bir yapıya dönüştüğünü söyleyen Dervişoğlu, kamu kurumlarında liyakat yerine sadakatin esas alındığını, bunun da devlet yönetiminde ciddi aksamalara neden olduğunu dile getirdi.
İçişleri Bakanlığı’na Güvenlik Eleştirisi
Konuşmasında güvenlik politikalarına da değinen Dervişoğlu, İçişleri Bakanlığı’nın asli görevlerine odaklanması gerektiğini belirtti. Sokaklarda güvenlik sorunlarının arttığını, organize suç örgütlerinin ve çetelerin faaliyetlerinin vatandaşlarda ciddi endişe yarattığını ifade eden Dervişoğlu, devletin önceliğinin kamu düzenini sağlamak olması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin dış politika ve diplomatik kurumlarının bulunduğunu hatırlatan Dervişoğlu, bakanların asli görevleri dışında açıklamalar yapmasının doğru olmadığını belirterek kamu güvenliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
“Ekonomi Programı Başarısız Oldu”
Ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerine dikkat çekerek vatandaşın alım gücünün her geçen gün düştüğünü söyledi.
Mehmet Şimşek’in göreve geldiği dönemde açıklanan Orta Vadeli Program hedeflerinin gerçekleşmediğini savunan Dervişoğlu, enflasyonun öngörülen seviyelere düşürülemediğini, faizlerin önemli ölçüde artırıldığını ve buna rağmen kalıcı bir ekonomik istikrar sağlanamadığını ifade etti.
Döviz kurlarındaki yükseliş, altın fiyatlarındaki artış ve üretimde yaşanan daralmaya dikkat çeken Dervişoğlu, uygulanan ekonomi politikalarının vatandaşın refahını artırmadığını, tam tersine ekonomik yükü ağırlaştırdığını söyledi.
İYİ Parti’den Beş Maddelik Acil Ekonomi Paketi
Dervişoğlu, İYİ Parti’nin kısa vadede uygulanabilecek beş maddelik çözüm önerisini de kamuoyuyla paylaştı.
Buna göre;
- KOBİ’lerin ve sanayicilerin devletten alacaklı olduğu KDV iadelerinin gecikmeden ödenmesi,
- Esnaf ve işletmelerin SGK ile vergi borçlarının teminat şartı aranmaksızın taksitlendirilmesi,
- Teknoloji girişimcilerine daha önce taahhüt edilen teşvik ödemelerinin gerçekleştirilmesi,
- Çiftçilerin kullandığı mazot ile tarımsal taşımacılıkta uygulanan ÖTV’nin kaldırılması,
- Gelir vergisi dilimlerinin güncellenerek çalışanların vergi yükünün azaltılması gerektiğini ifade etti.
Bu adımların olağanüstü düzenlemeler olmadığını belirten Dervişoğlu, bunların devletin vatandaşına karşı yerine getirmesi gereken temel sorumluluklar olduğunu söyledi.
Vergi Politikaları ve “Varlık Barışı” Düzenlemesine Tepki
Hükümetin yeni ekonomik düzenlemelerini de eleştiren Dervişoğlu, yurt dışından getirilecek varlıklara uzun süreli vergi avantajı sağlanmasının toplumdaki adalet duygusunu zedelediğini savundu.
Yıllardır üretim yapan ve vergi ödeyen vatandaşların ağır yük altında bırakıldığını ifade eden Dervişoğlu, yeni gelen yatırımcılara uzun süreli vergi muafiyetleri tanınmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi.
Vergi sisteminde şeffaflığın sağlanması gerektiğini belirten Dervişoğlu, kamu kaynaklarının etkin ve denetlenebilir şekilde kullanılmasının önemine dikkat çekti.
İşçi Hakları ve Doruk Madencilik Örneği
Eskişehir Mihalıççık’taki Doruk Madencilik işçilerinin yaşadığı maaş ve tazminat sorununa da değinen Dervişoğlu, aylardır haklarını alamayan işçilerin Ankara’ya yürümek zorunda kaldığını söyledi.
Devlet yetkililerinin ödeme sözü vermesine rağmen bu sözlerin yerine getirilmediğini ifade eden Dervişoğlu, hakkını arayan işçilerin karşısına polis bariyerleri çıkarılmasını eleştirdi.
İYİ Parti olarak emekçilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Dervişoğlu, devletin işçinin hakkını koruması gerektiğini vurguladı.
Tarım Politikalarına Eleştiri
Tarım sektöründe yaşanan sorunlara da değinen Dervişoğlu, artan mazot, gübre, ilaç ve tohum maliyetleri nedeniyle çiftçilerin üretim yapmakta zorlandığını söyledi.
Açıklanan taban fiyatlarının üretim maliyetlerini karşılamadığını belirten Dervişoğlu, yanlış tarım politikaları nedeniyle Anadolu’da üretimin gerilediğini ifade etti.
İthalata dayalı politikaların yerli üreticiyi zor durumda bıraktığını dile getiren Dervişoğlu, çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Uyuşturucu ve Güvenlik Sorunlarına Dikkat Çekti
Adana’da yaşanan ve bir emekli polis memurunun uyuşturucu bağımlısı oğlunu vurmasıyla sonuçlanan olaya değinen Dervişoğlu, bunun sadece bireysel bir vaka olmadığını, toplumda büyüyen uyuşturucu sorununu gözler önüne serdiğini ifade etti.
Uyuşturucuyla mücadelenin devletin öncelikli görevlerinden biri olduğunu belirten Dervişoğlu, ailelerin yaşadığı dramların önlenebilmesi için daha etkili politikaların uygulanması gerektiğini söyledi.
Terörle Mücadele ve “Kök Yasa” Tartışmaları
Konuşmasının son bölümünde terörle mücadele konusunda değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, İmralı ile yürütüldüğü öne sürülen süreçler ve “kök yasa” tartışmalarını sert sözlerle eleştirdi.
Terör suçlarına yönelik herhangi bir af veya özel düzenlemeye karşı olduklarını belirten Dervişoğlu, millet iradesinin yalnızca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edildiğini vurguladı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerinin pazarlık konusu yapılamayacağını ifade eden Dervişoğlu, bağımsızlık, egemenlik, hukukun üstünlüğü ve milletin birliğinin vazgeçilmez ilkeler olduğunu söyledi.

27 Haziran İçin Tandoğan Meydanı’na Davet
Konuşmasını 27 Haziran’da Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlenecek buluşmaya çağrı yaparak tamamlayan Dervişoğlu, Türk bayrağı taşıyan herkesi etkinliğe davet etti.
Toplumun her kesimini birlik ve beraberlik içinde bir araya gelmeye çağıran Dervişoğlu, Tandoğan Meydanı’nın kırmızı beyaz renklere bürüneceğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.





