Yakışıklı, yetenekli ve çok sevilen oyuncu Birhan Tut ile Keyifli Röportaj

Yakışıklı, yetenekli ve çok sevilen oyuncu Birhan Tut ile sohbet ettik, merak ettiklerimizi sorduk Birhan Bey tüm sorularımızı aydınlattı. Ne diyebiliriz ki çok keyifli bir sohbetti, sizde sohbetimize dahil olmak için hemen kahvenizle bize eşlik edin...

Yakışıklı, yetenekli ve çok sevilen oyuncu Birhan Tut ile Keyifli Röportaj

Yakışıklı, yetenekli ve çok sevilen oyuncu Birhan Tut ile sohbet ettik, merak ettiklerimizi sorduk Birhan Bey tüm sorularımızı aydınlattı. Ne diyebiliriz ki çok keyifli bir sohbetti, sizde sohbetimize dahil olmak için hemen kahvenizle bize eşlik edin...

15 Temmuz 2022 Cuma 11:55
1439 Okunma
Yakışıklı, yetenekli ve çok sevilen oyuncu Birhan Tut ile Keyifli Röportaj
banner14
banner18

Birhan Bey sizi daha yakından tanımak istiyoruz bize sizi anlatır mısınız?

Kendi halinde, sakin yapıya sahip biriyimdir. Kontrollü ve akılcı olduğumu düşünürüm. Çalışmayı, mücadele etmeyi, emek vermeyi severim. İnandığı her şeyin sonucu ne olursa olsun sonuna kadar arkasından giden biriyim. “Vazgeçmek pes etmek" gibi kelimeler lügatımda yoktur. Olması gerektiği gibi, iyi bir insan olmaya gayret ederim her zaman. Başarabiliyorsam da ne mutlu. Hayal kurmayı ve hayallerinin arkasından koşmayı seven biriyimdir. Seversem çok severim, sevmezsem hiç sevmem. Ya hep ya İliç durumu var biraz. Negatif enerjiden ve olumsuzluktan sonuna kadar uzak durmaya çalışırım. Güzel bulduğum hiçbir şeyi çabuk tüketmek istemem ve çıkarabildiğim kadar tadını çıkarırım her şeyin. En sıkıcı durumlarda bile kendime oyalanacak, keyif alacak bir şeyler bulurum. Hayattan keyif almaya çalışıyorum kısaca.
 

Oyunculuk tutkunuzu ne zaman fark ettiniz?

Haliyle çok küçük yaşlarda fark ettim. Sahnede olmak, insanlara bir şeyler anlatmak, hissettirmek her zaman ilgimi çekmiştir. Bir de küçükken bütün sülale oturur, belli günlerde pür dikkat bir diziye kitlcnirdi. Ben de bir çocuk olarak bunlara şahit olduğum için bana ilgi çekici gelirdi mesela. Bilmiyorum belki de o an benimle ilgilenmeyip diziyi seyrettikleri için daha o yaşta o dizideki bir figür olmak istemişimdir. Tabi bu zamanla bir tutkuya ve sonrasında da çok şükür ki mesleğe dönüştü. Daha çocuk yaşlarda küçük küçük çalışmalara başladım kendimce. Büyüdükçe de daha sağlam aduular atmaya başladım bu yolda. Şu an geldiğim durumdan çok memnunum, Dahası için de çabalıyorum.  
 

Projelerinizde nelere dikkat ediyorsunuz?

En başında o karakterin bana ne hissettirdiğine dikkat ediyorum. Oynarken keyif alacak mıyım, mutlu olacak mıyım, insanlar seyrettiklerinde ne hissedecekler ve onlara ne katacağım? Tüm bu somların cevaplan olumluysa benim için orada olmaktan keyif alacağım demektir. Bunlar varsa bir projede, o benim için tamamdır. Tabi bunlar şu an ilk aklıma gelenler. Daha binlerce şey sayabilirim. Şu ana dek sevmeden ve istemeden içinde bulunduğum hiçbir iş yapmadım. Bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. Bir de ekranda, sahnede ya da platformda güzel bir karşılık alıyorsa o iş, tadından yenmiyor zaten.
 

Kamera önünde olmanın hissiyatlarından bahseder misiniz?

Kamera önünde olmak en başta bana çok gergin hissettiriyordu. İler ifadeni, her hareketini milyonlar seyrediyor. Kolay bir psikoloji değil haliyle. Tabi zamanla alıştım ve kamerayla en yakın arkadaş olabilmek için çabaladım. Şu an bir rahatlığa sahibim kamera karşısında. Elbette gelişim bitmez bizim meslekte. Her an kendinize yeni şeyler katmak zorundasınız. Kamera önüyle ilgili çalışmalarımı sürdürüyorum ben de. Sürekli yeni şeyler deniyorum. Genel olarak kamera önünde olmak tarif edilemez bir hissiyat. Bazen garip hissediyorum düşününce. Bir taraftan beni kimse görmüyor, bir taraftan bütün dünya görüyor gibi. Bilmiyorum, bana hep güzel hissettirmiştir kamera önü. Hayatım boyunca da orada olmak için çabalayacağımdan şüphem yok

Mahrem dizisi ile yıldızınız parlamaya başladı, Emanet dizisi ile daha da yükselişiniz sürüyor. Hayran kitleniz ile iletişiminizi nasıl gidiyor, gelen tepkiler nasıl?

Bahsettiğiniz iki dizi de benim için çok kıy'metli. O projelerde canlandırdığım karakterler bana çok şey kattı ve çok şey öğretti. Mahremden başlayayım. Çok riskli bir roldü kabul ettiğimiz rol. Ülkenin kanayan yarasıyla ilgili kötü bir karakteri oynuyordum. İlk başta çok çekinmiştim, kaygılarım vardı. Dizi yayınlanınca bütün tedirginliklerim ve kaygılarım ortadan kalktı. Çünkü tek bir kötü tepki bile almadım. Gelen mesajlar, yapılan yorumlar beni gururlandırdı. Emanet dizisine gelelim. Bu diziyle anlaştığımda ayrı bir heyecan vardı içimde. Yapımcımız, yönetmenlerimiz, ekip arkadaşlarım, oyuncu arkadaşlarım harika insanlar ve rahat etmem için ellerinden geleni yapacaklarını hissediyordum. Öyle de oldu. Heyecanlıydım, çünkü karakterin gidişatını biliyordum, Emanefin seyirci kitlesiyle ilgili çok büyük şeyler duyuyordum etraftan. Haliyle çok merak ediyordum neler olacağını. Hatta insanların abarttığını düşünüyordum. Ancak yayma girmemle beraber aşın derecede büyük bir hayran kitlesiyle karşılaştım. Diziye bu kadar sahip çıkan, diziyi yaşayan bir kitle daha görmedim ben. Benim için çok farklı bir deneyim. Kitlemle iletişimimi seviyorum. Elimden geldiğince mesajlara, paylaşımlara ya da yorumlara karşılık vermeye çalışıyorum. Hepsi benim için çok değerli ve çok şanslı hissediyorum. Gelen tepkiler genel olarak çok güzel. Ben içinden geldiğini filtrelemeden dışa vuran biriyimdir. Hayran kitlesi de bunu seviyor sanırım. Bu arada fan ya da hayran kelimesini pek tercih etmem, hepsi benim dostum, yol arkadaşun gibi gelir bana.

Bu başarılı ivmenin taçlandırılmasın ödüller ile yaşıyorsunuz. Bu başarının sırrı nedir?

Sadece çok çalışıyorum ve yapmam gereken her şeyi yapıyorum diyelim. Karakteri çıkarana kadar senaryolar üzerinde uzun mesailer harcıyorum. Deniyorum, kendimle baş başa kalıyorum, hocalarıma danışıyorum, tam konsantre şekilde sete gidip geliyorum. Bu emeklerin karşılığını ödüllerle almak da elbette herkese gurur verir. Bana da gurur veriyor. Ödül almanın hissiyatı çok kıymetli. Genel olarak bu başarının sırrı için şunu söyleyebilirim; kendime iyi bakıyorum, kendimi seviyorum, kendimi önemsiyorum ve çok fazla çalışıyorum.

Kulağımıza gelen duyumlara göre müzik de hayatınızın bir parçası ve single yolda imiş. Bizi nasıl bir şarkı bekliyor?

Evet böyle bir girişimim var. Aslında uzun zamandır planladığım
ancak hayata geçirmeye fırsat bulamadığım bir projeydi. Bu yıl artık yapmalıyım diye düşündüm ve yazın hep beraber eğleneceğimiz güzel bir şarkı çıkardık ortaya. Aranjörüm, prodüktörüm ve sevgili dostum Kaan Karaca bu yolda beni çok destekledi ve motive etti. Sözü, müziği Kaan Karaca’ya ait hoş bir parça geliyor. Sanırım önümüzdeki ayın ilk haftası yayınlamış oluruz. Benim de bu anlamdaki ilk çalışmam ve haliyle çok heyecanlıyım. Umarım beğenilir ve hep beraber eğleniriz, oynarız.

Sosyal Medya üzerinden gelen kötü eleştirileri nasıl karşılıyorsunuz?
Haklı kötü eleştirileri her zaman ciddiye alırım ve değerlendiririm. Geri kalanına saygı duyarım tabi ama bunlar bende hiçbir şeyi değiştirmez. Zaten çok şükür ki hakaret mesajları ya da ciddi kötü eleştiriler almıyorum çok fazla. Aldığımda da elimden geldiğince olgun bir tavırla karşılamaya çalışıyorum diyelim.
Dergimiz ile ilgili değerli düşüncelerinizi duymak isteriz.
Her şeyden önce adil, hakkaniyetli ve gerçek olduğunuz İçin teşekkür ederim. Gayet başarılı buluyorum, önünü çok açık görüyorum. Çok güzel günlerde bir arada olacağımızdan hiç şüphem yok. Göktürk Dergisine ve tüm aileye başarılar, güzel bir gelecek diliyorum. Bu keyifli sohbet için, kıymetli sorularınız için çok teşekkür ederim.
 

Göktürk Dergisi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner23

banner24