Takımı ligde tutan teknik direktör Atila Gerin'e yapılan vefasızlık, oyuncuların kaçış planları ve transfer sessizliği kriz yaratırken; Eyüp sahilindeki akademi tesislerinin 3 yıllığına toplam 25 milyon TL'ye Beyoğlu Yeni Çarşı'ya kiralanması bardağı taşırdı. Süper Lig kulvarında her türlü imkansızlığa göğüs gererek varlık mücadelesi veren asırlık çınar Eyüpspor, idari koltukta oturan kayyum yönetiminin akılalmaz ve hoyrat kararlarıyla adeta organize bir tasfiye sürecine kurban ediliyor. Camianın ve taraftarın hesap soracağı kurumsal bir muhatap bile bulamadığı eflatun-sarılı kulüp, kayyum eliyle resmen uçuruma sürükleniyor. Ortadaki durum artık basit bir yönetim hatası değil; Eyüpspor'un geleceğini göz göre göre ateşe atmak ve asırlık bir çınarı yok etme operasyonudur!
TAKIMI LİGDE TUTAN ATILA GERİN'E BÜYÜK VEFASIZLIK
Yönetimsel bu savrulmanın ve sahipsizliğin ilk kurbanı, kayyum şartlarında canını dişine takarak takımı Süper Lig'de tutmayı başaran teknik direktör Atila Gerin oldu. Başarılı teknik adama yeni sezon planlaması dahi yapılmadan kurumsal bir mesajın arkasına sığınılarak vefasızca son verilmesi, kulübün tamamen gözden çıkarıldığının ilk kanıtı oldu. Bu vizyonsuzluk takıma da anında yansıdı; devre arası transferleri ve eski futbolcular kulüple ilişiğini kesmenin yollarını aramaya başladı. Özellikle son maçlarda kaleyi koruyan Jankart ve diğer file bekçisi Filipe ile yolların ayrılmasıyla kale tamamen boşalırken, resmi transfer dönemi kapıya dayanmasına rağmen yönetim kanadından tek bir hamle dahi gelmedi.

EYÜPSPOR ALTYAPI FUTBOLCULARI ÜVEY EVLAT MI?
Kulüpte yaşanan en büyük maddi ve sportif skandal ise altyapıda patlak verdi. Eyüp sahilinde bulunan, bu toprakların çocuklarının geleceği olan Eyüpspor Akademi Antrenman Tesisleri, kulübün kendi öz evlatlarının hiçbir hakkı ve ihtiyacı yokmuş gibi barbarca bir yaklaşımla, 3 yıllığına toplam 25 milyon TL gibi dalga geçercesine komik ve yok pahasına bir bedelle Beyoğlu Yeni Çarşı kulübüne peşkeş çekildi. Kendi evlerinden adeta kapı dışarı edilen yüzlerce Eyüpspor altyapı futbolcularına, Kemerburgaz'da bulunan tesislerde koskoca kulübün tek bir sahaya sıkıştırıldığı o acınası tablo reva görüldü. A takımdan en alt yaş grubuna kadar eflatun-sarılı kulübün tüm takımları, tek bir antrenman sahasına hapsoldu. Kendi gençlerini sokağa atan ve koca bir kulübü tek bir sahaya mahkûm eden kayyumun bu hamlesi camiada, "Eyüpspor altyapı futbolcuları öz yurtlarında üvey evlat mı yapılıyor?" çığlığına ve çok büyük bir öfkeye yol açtı.

SÜPER LİG MACERASI YAŞATAN BAŞKANLARA PLANLI HAFIZA SİLME OPERASYONU
Skandalların en acısı, en utanç verici ve vicdanları kanatan boyutu ise kulüp binasının koridorlarında yaşandı. Eyüpspor’u dişiyle tırnağıyla alt liglerden alıp TFF 2. Lig ve TFF 1. Lig şampiyonluklarıyla taçlandıran, asırlık kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig macerası ve gururu yaşatan efsane Başkan Murat Özkaya, Asbaşkan Fatih Kulaksız ve o dönemin en büyük destekçisi olan eski Belediye Başkanı Deniz Köken'in fotoğraflarının bulunduğu tarihi görseller, kayyum idaresi tarafından utanç verici bir kararla kulüp binasından indirildi. Kulübün şanlı tarihini, emeğini ve hafızasını duvarlardan kazımaya yönelik bu açık tarih kıyımı ve vefasızlık, taraftarlar için bardağı taşıran son damla oldu. Kulübü bu denli sahipsiz bırakan, elindeki değerleri yok eden ve tarih yazan isimlerin izlerini silmeye kalkan kayyum yönetiminin Eyüpspor'u kime ve neye hizmet ederek yok etmek istediği sorusu ise artık bir eleştiri değil, çok ağır bir idari hesaplaşma konusudur!



