İddialara göre Washington yönetimi, savaşa doğrudan dahil olmak istemeyen Avrupa ülkelerine karşı farklı bir baskı yöntemi geliştirdi.
ABD’nin, müttefiklerine Ukrayna’ya yapılacak silah sevkiyatlarında aksama yaşanabileceği yönünde mesajlar verdiği öne sürüldü. Bunun arkasında ise İran’la süren çatışmalar nedeniyle askeri kaynakların yeniden dağıtılması ihtiyacı olduğu ifade ediliyor.
Özellikle hava savunma sistemleri ve kritik mühimmatların önümüzdeki dönemde gecikebileceği konuşulurken, bu durum Avrupa’da endişeye yol açtı. Çünkü Ukrayna’ya sağlanan askeri destek, kıta güvenliği açısından önemli bir unsur olarak görülüyor.
Bazı değerlendirmelere göre ABD, elindeki sınırlı askeri kaynakları öncelikli olarak Orta Doğu’daki çatışmaya yönlendirebilir. Bu da Avrupa’nın Ukrayna konusunda daha fazla sorumluluk almak zorunda kalabileceği anlamına geliyor.
Öte yandan NATO kanadı, sevkiyatların tamamen durmadığını ancak olası gecikmelerin sahadaki dengeleri etkileyebileceğini belirtiyor. Bu gelişmeler, savaşın sadece askeri değil, aynı zamanda diplomatik ve stratejik boyutta da yeni gerilimler yarattığını gösteriyor.