Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye ziyareti kapsamında Türk basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede, bölgesel gelişmelerden Yunanistan ile ilişkilere, Suriye'deki entegrasyon sürecinden "Terörsüz Türkiye" hedefi ve bölge ülkeleri arasındaki işbirliğine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu.
Fidan'dan İsrail'e bölgesel istikrar mesajı
İsrail'in komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasını tehdit olarak gördüğünü belirten Fidan, bu anlayışın bölge ülkelerine yönelik istikrarsızlaştırıcı adımlara zemin hazırladığını söyledi.
Fidan, İsrail'in önünde iki seçenek bulunduğunu belirterek, bölge ülkeleriyle barış içinde yaşamayı kabul etmesi ya da mevcut politikalarını sürdürerek uluslararası alanda daha fazla yalnızlaşması gerektiğini ifade etti.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun çevresindeki ülkeleri tehdit olarak değerlendirdiğini söyleyen Fidan, İsrail'in kendi güvenlik anlayışını bölge ülkelerinin zayıflığı üzerinden şekillendirdiğini dile getirdi.
Yunanistan'a "iyi komşuluk" vurgusu
Yunanistan ile ilişkilere de değinen Fidan, Ankara'nın Atina ile iyi komşuluk ilişkilerini geliştirmek istediğini belirtti. Yunanistan'ın bölgesel istikrarsızlığı artırabilecek girişimlerin parçası olmaması gerektiğini söyleyen Fidan, iki ülke arasında olumlu bir atmosferin oluştuğuna dikkat çekti.
Adaların silahlandırılması konusunun Türkiye açısından ciddi bir hassasiyet taşıdığını belirten Fidan, özellikle uluslararası anlaşmalar kapsamında gayriaskeri statüye sahip adaların silahlandırılmasının Ankara tarafından tehdit olarak değerlendirildiğini söyledi.
Türkiye'nin bu konudaki itirazlarını farklı platformlarda Yunanistan'a ilettiğini aktaran Fidan, gerektiğinde NATO ve Birleşmiş Milletler nezdinde de Türkiye'nin tutumunun ortaya konulduğunu belirtti.
Fidan, Yunanistan'ı müttefiklik ruhuna ve uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerine uygun hareket etmeye çağırarak, bölgede güvenlik sorunlarının arttığı bir dönemde yeni gerilim alanları oluşturulmaması gerektiğini ifade etti.
Suriye'de entegrasyon süreci yakından izleniyor
Suriye'deki entegrasyon sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, SDG'nin tehdit ve düşman unsur olmaktan çıkarılmasının öncelikli hedeflerden biri olduğunu söyledi.
Sürece ilişkin açıklanan ilkelerin olumlu mesajlar içerdiğini belirten Fidan, asıl önemli olanın bu yaklaşımın sahadaki uygulamalara yansıması olduğunu vurguladı. Ankara'nın sürecin nasıl ilerlediğini yakından takip ettiğini belirten Fidan, uygulamanın kamuoyuna açıklanan çerçeveyle uyumlu olmasını beklediklerini ifade etti.
Suriye'de rejimin devrilmesinin ardından yeni bir dönemin başladığını daha önce dile getirdiğini hatırlatan Fidan, Türkiye'nin yıllardır karşı karşıya kaldığı terör başta olmak üzere birçok sorunun Suriye ve Irak kaynaklı olduğunu söyledi.
Komşu ülkelerden kaynaklanan sorunların çözümünde önemli mesafe alındığını belirten Fidan, buna rağmen Türkiye'nin çalışmalarının devam edeceğini kaydetti.
"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirme
Diyarbakır ziyaretinde toplumun farklı kesimleriyle bir araya geldiğini aktaran Fidan, "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik geniş bir toplumsal kabul gördüğünü söyledi.
Örgütün silah bırakma yönündeki deklarasyonunun toplumda memnuniyet oluşturduğunu belirten Fidan, sürecin kalıcı hale gelmesinin Türkiye'nin özellikle ekonomik ve sosyal açıdan daha güçlü bir ortam oluşturmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Fidan, geçmiş yıllarda atılan demokratikleşme adımlarına da değinerek, kimlik ve dil konularında yaşanan sorunların önemli ölçüde çözüme kavuşturulduğunu dile getirdi.
Bölge ülkeleri arasında işbirliği güçleniyor
Gazze konusunda bölge ülkelerinin ortak hareket etmesinin önemli sonuçlar ortaya çıkardığını belirten Fidan, aynı işbirliği anlayışının Suriye ve diğer bölgesel krizlerde de kullanılmaya başlandığını söyledi.
İran-ABD arasındaki savaş bağlamında da bölge ülkeleri arasındaki koordinasyonun sürdüğünü belirten Fidan, İsrail'in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı etkisine karşı barışçı diplomasi ve işbirliğine dayalı bir yaklaşım izlediklerini ifade etti.
Fidan, bölgede istikrar isteyen ülkelerin birlikte hareket etmek zorunda olduğunu belirterek, bir ülkede yaşanan gelişmenin kısa sürede komşu ülkeleri de etkilediğini söyledi. Ürdün'ün Irak ve Suriye'deki gelişmelerden doğrudan etkilendiğini örnek gösteren Fidan, bölge ülkelerinde giderek daha güçlü bir işbirliği arayışının oluştuğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın farklı aktörleri bir araya getirme yönündeki diplomatik çabalarının da bu süreçte önemli olduğunu belirten Fidan, bölge ülkelerinin söz konusu girişimlere güven duyduğunu ifade etti.
Mekke İttifakı'nda kurumsallaşma çalışmaları
Mekke İttifakı'nın kurumsal yapısının oluşturulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Fidan, üç ülke arasında teknik düzeyde görüşmeler gerçekleştirildiğini söyledi.
İttifakın genel karargahının yapısı ve personel kapasitesi gibi konuların ele alındığını aktaran Fidan, kurumsallaşma sürecinin tamamlanma aşamasına geldiğini ifade etti.
Mekke İttifakı'nın daha fazla ülkeyi kapsayacak şekilde genişletilmesinin hedeflendiğini belirten Fidan, önümüzdeki dönemde daha somut adımlar atılacağını kaydetti.
Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar
Suudi Arabistan'ın hem kuzeyden hem güneyden hedef alınmasına ilişkin de konuşan Fidan, bu saldırıların kabul edilemez olduğunu söyledi.
Yemen'deki krizin uzun süredir devam ettiğini belirten Fidan, saldırıların Suudi Arabistan'ın kritik altyapısını hedef alan ve bölgesel güvenliği tehdit eden daha geniş bir boyuta ulaşması halinde buna sessiz kalınamayacağını ifade etti.
Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın yanında olduğunu daha önce yaptığı yazılı açıklamayla ortaya koyduğunu hatırlatan Fidan, ilgili taraflara da gerekli mesajların iletildiğini ve Ankara'nın bölgesel dayanışmayı sürdüreceğini belirtti.
Fidan ayrıca S-400 hava savunma sistemlerine ilişkin görüşmelerin ve ilgili ülkeler arasındaki teknik müzakerelerin devam ettiğini bildirdi.