AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta'nın açıklamaları şu şekilde; Gazi Meclisimiz bünyesinde oluşturulan ve çocukların suça sürüklenmesine neden olan etkenlerin tüm yönleriyle araştırılması, koruyucu ve önleyici mekanizmaların geliştirilmesi ile çocukların toplumsal yaşama daha etkin katılımını sağlayacak adımların belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu çalışmalarını tamamlayarak hazırladığı raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sundu.
Teklifin hazırlanma sürecinde söz konusu rapordan da yararlanarak, değerli komisyon üyelerimizle birlikte yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda hazırladığımız kanun teklifini bugün kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Bu anlayış doğrultusunda hazırlanan teklifin ülkemiz, milletimiz ve tüm vatandaşlarımız için hayırlı olmasını diliyoruz. Teklif kapsamında 7 ayrı kanunda değişiklik ve düzenleme öngörülürken, yürürlük ve yürütme hükümleriyle birlikte toplam 18 maddeden oluşmaktadır. Düzenlemede suçun önlenmesi, caydırıcılığın artırılması, vatandaşların can güvenliğinin korunması, toplumsal huzurun güçlendirilmesi, infaz adaletinin sağlanması ile çocukların korunması ve daha etkin şekilde rehabilite edilmesine yönelik önemli hükümler yer almaktadır. Şimdi teklif kapsamında yer alan düzenlemeler hakkında sizlere bazı bilgiler aktarmak istiyorum.
Çocukların suça karışması yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın birçok ülkesinin mücadele ettiği çok yönlü bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Son yıllarda çocukların yer aldığı ağır şiddet olaylarının artması, suç işleme yaşının giderek düşmesi ve çocukların suç örgütleri tarafından istismar edilmesi, mevcut sistemin günümüz şartlarına uygun şekilde yeniden ele alınmasını zorunlu kılmıştır.
"HAPİS CEZALARININ ALT VE ÜST SINIRLARI ARTIRILMAKTA"
Bu kapsamda teklifimizle Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yapılan değişiklikler doğrultusunda hapis cezalarının alt ve üst sınırları yükseltilmektedir. Ayrıca kasta dayalı kusurun ağırlığı, suçun işlenme amacı, işleniş biçimi ve failin daha önce kasten işlediği bir suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm olup olmadığı dikkate alınarak, kasten öldürme ile neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuklar açısından hâkimin takdirine bağlı olarak herhangi bir ceza indirimi uygulanmamasına imkân tanınmaktadır. Böylece belirtilen şartların oluşması halinde, yine hâkimin takdiriyle 15-18 yaş grubundaki çocuklara müebbet hapis ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilmesinin önü açılmaktadır.
Aynı şekilde kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama suçlarını işleyen 12-15 yaş grubundaki çocuklar için de belirli koşulların oluşması halinde hâkime takdir yetkisi verilerek daha sınırlı ceza indirimi uygulanabilmesine ve ceza verilmesine olanak sağlanmaktadır. Ayrıca Türk Ceza Kanunu'nda tekerrür hükümlerinin uygulanma yaşı 18'den 15'e indirilerek özellikle suç örgütlerinin 15-18 yaş grubundaki çocukları suçta kullanmasının önüne geçilmesi ve caydırıcılığın artırılması hedeflenmektedir.
Teklifte, çocuğun gelişimindeki aile sorumluluğu dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali suçuna ilişkin cezaların alt ve üst sınırları da yükseltilmektedir. Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali sonucunda çocuğun kasten öldürme veya neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama suçunu işlemesi halinde, bu madde kapsamında ebeveynlere verilecek cezanın yarısından iki katına kadar artırılması öngörülerek ailenin çocuk üzerindeki sorumluluğunun daha da güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Kıymetli basın mensupları. Teklif kapsamında çocuklara yönelik infaz sisteminin etkinliğini artıracak önemli düzenlemeler de yer almaktadır. Buna göre çocuk hükümlülerin hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitim evlerinde infaz edilmesi yerine, öncelikle çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında infaza başlanması, iyi hâlli olduklarının tespit edilmesi halinde ise eğitim evlerine geçiş yapabilmelerine imkân sağlayan bir düzenleme getirilmektedir.
Mevcut uygulamada çocuk hükümlülerin cezalarının infazına doğrudan çocuk eğitim evlerinde başlanırken, yeni düzenlemeyle hâkimin iyi hâl değerlendirmesi yapabilmesine imkân sağlamak amacıyla, kapsamlı bir heyet raporunun da bulunması şartıyla çocukların eğitim evlerine ayrılmasına ilişkin koşullar yeniden belirlenmektedir. Çocuk hükümlülerin doğrudan çocuk eğitim evlerinde infaz edilecek cezaları ile çocuk kapalı ceza infaz kurumlarından eğitim evlerine geçiş süreçlerine ilişkin ayrıntılı hükümler de kanun teklifinde yer almaktadır. Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarında koşullu salıverilme süresi hesaplanırken, çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir günün iki gün sayılması uygulaması kaldırılacaktır. Bunun yerine bir gün, bir gün olarak değerlendirilecektir. Böylece bu suçlar bakımından ceza indirimi uygulanmasının önüne geçilecektir. Söz konusu düzenleme yalnızca kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları açısından geçerli olacaktır. Teklifte toplum güvenliğini artırmaya yönelik önemli hükümler de bulunmaktadır. Bu çerçevede ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza ederek silahın çocukların eline geçmesine neden olan kişilere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülmektedir. Ayrıca Kabahatler Kanunu'na yeni bir madde eklenmektedir. Bu düzenlemeyle 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan kesici, delici ve bereleyici aletlerin çocuklara satılması, çocuklar tarafından satın alınması ve taşınması yasaklanarak bu fiiller için idari yaptırımlar getirilmektedir. Böylece çocukların tehlikeli silah ve aletlere kolay erişiminin engellenmesi, çocukların korunması, şiddet olaylarının azaltılması ve toplum güvenliğinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Teklifle çocuk adalet sistemini; çocuğun korunması, rehabilitasyonu ve yeniden topluma kazandırılmasını esas alan bütüncül bir anlayışla daha da güçlendirmeyi hedefledik.
Bu kapsamda çocuk hakları yaklaşımı doğrultusunda mevzuatta yer alan "suça sürüklenen çocuk" ibaresi yerine "adli süreçteki çocuk" ifadesi kullanılacak, böylece hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmayan çocuklar açısından masumiyet karinesini ve çocuk odaklı yaklaşımı daha güçlü biçimde yansıtan bir terminoloji benimsenmesi amaçlanmaktadır. Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için barınma, eğitim, sağlık, danışmanlık ve bakım gibi koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanı sıra sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri, dijital risklerden korunma tedbiri, kitap ve kütüphane tedbiri, çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri ile tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde bağımlılığı ile davranışsal bağımlılıklara yönelik yeni yönlendirme tedbirleri de kanun teklifine eklenmektedir. Böylelikle cezai sorumluluğu bulunmayan çocukların daha etkin şekilde rehabilite edilmesi ve toplumsal yaşama hazırlanması hedeflenmektedir. Akıl sağlığı, alkol, uyuşturucu, diğer bağımlılıklar ya da dijital bağımlılık nedeniyle kendisi veya çevresi için ciddi tehlike oluşturan çocukların ihtiyaç duydukları tedavi ve koruma hizmetlerine gecikmeden ulaşabilmesi amacıyla hastane ile adliye arasında hızlı ve etkili karar alınmasını sağlayacak yeni bir mekanizma kurulmaktadır. Bu düzenlemeyle çocuklara yönelik acil sağlık koruma tedbiri de hayata geçirilmektedir. Çocuk hakkında kamu davası açılması durumunda ilgili kamu kurumlarının sürece zamanında dahil edilmesi sağlanarak adli süreç ile eğitim ve sosyal hizmet mekanizmaları arasında etkin iş birliği kurulması amaçlanmaktadır. Buna göre bir çocuk hakkında kamu davası açıldığında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı da süreç hakkında bilgilendirilecektir. Çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde ise denetimli serbestlik sürecinde eğitim, sosyal uyum ve rehabilitasyonu destekleyen yönlendirme tedbirlerinin uygulanmasına da imkân tanınacaktır. Sosyal inceleme raporlarının yargılama sürecinde daha etkin kullanılmasını sağlamak amacıyla, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan iddianame düzenlenmesi iddianamenin iade sebepleri arasına eklenecektir. Başka bir ifadeyle, 15 yaşını doldurmamış bir çocuk hakkında iddianame hazırlanabilmesi için sosyal inceleme raporunun mutlaka düzenlenmiş olması gerekecektir. Son olarak çocuklar hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının etkin şekilde uygulanabilmesi amacıyla kurumlar arasındaki koordinasyon güçlendirilecek, anne, baba, vasi ve bakımından sorumlu kişilerin bu kararlara uygun hareket etmelerini sağlayacak yaptırımlar da getirilecektir. Böylece çocukların üstün yararını esas alan, koruyucu ve önleyici mekanizmaları güçlendiren, rehabilitasyonu önceleyen ve ilgili kurumların eş güdüm içinde çalışmasını sağlayan daha etkin bir çocuk koruma sisteminin oluşturulması hedeflenmektedir.
Kıymetli basın mensupları, Adalet ve Kalkınma Partisi olarak tüm çalışmalarımızı hukuk devleti ilkesinin geliştirilmesi ve adalet sisteminin daha da güçlendirilmesi amacıyla sürdürüyoruz. Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunduğumuz bu teklif ile suç ve suçlulukla mücadelenin yanı sıra çocuklarımızın korunması ve rehabilite edilmesi adına önemli bir adım atıyoruz. Bu vesileyle teklifimizin ülkemize ve aziz milletimize hayırlı olmasını diliyor, sizleri ve tüm vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.