Uzmanlar, yoğun trafik, sık dur-kalklar ve uzun bekleme sürelerinin yakıt harcamasını artırdığını belirtiyor.
Büyükşehirlerde özellikle işe gidiş ve dönüş saatlerinde yaşanan trafik yoğunluğu, araçların düşük hızlarda ilerlemesine neden oluyor. Motorun uzun süre çalışır durumda kalması ve sık sık hızlanıp yavaşlaması, litre başına yapılan kilometreyi düşürerek yakıt maliyetlerini yükseltiyor.
Otomotiv uzmanları, düzenli araç bakımı, doğru lastik basıncı ve sakin sürüş alışkanlıklarının yakıt tüketimini azaltabileceğini ifade ediyor. Bunun yanında alternatif güzergâhların tercih edilmesi ve yoğun saatlerde trafiğe çıkılmaması da yakıt tasarrufuna katkı sağlayan yöntemler arasında gösteriliyor.
Artan akaryakıt fiyatlarıyla birlikte şehir içi kullanım maliyetleri de sürücüler için önemli bir gider kalemi haline geldi. Bu nedenle birçok tüketici, yeni araç tercihinde düşük yakıt tüketimine sahip hibrit ve elektrikli modelleri daha fazla değerlendirmeye başladı.
Uzmanlar, trafik yoğunluğunun yalnızca yakıt tüketimini değil, araçların bakım maliyetlerini ve karbon emisyonunu da artırdığına dikkat çekerek, şehir içi ulaşım planlamasının yakıt ekonomisi açısından da önem taşıdığını vurguluyor.