Gerçekten çok ayıp

Semt büyüdükçe dertler derya olup taşıyor.

Her gün başka bir semt derdine dertlenir olduk. İstanbul’un en nezih semtlerinden biri olarak gösterilen Göktürk artık o parmakla gösterilen Göktürk değil. Biz sesimiz duyulsun belki görmemişlerdir, fark etmemişlerdir diyerek Göktürk’ün dertlendiğimizi dertlerini yazdıkça başta semtin yönetiminde yer alanlar dahil herkes üç maymunu oynuyor. Göktürk içinde geçen derenin kokusu akşam saatlerinde hemen yamacındaki site sakinleri için adeta kâbus. Köyiçi Caddesinin bozuk yolu ve keşmekeş trafiği yüzünden esnafı çileden çıkartmış durumda. Belediye otobüs şoförlerinin çektiği eziyetten kimse utanmıyor. Adamlar her gün sorumsuz onca sürücü ile takışmak zorunda kalıyor. Ara sokaklar, asfalt yollar bir bir çökmekte. Göz boyamak için atılan yamalar ancak günü kurtarmaya yetiyor, aradan birkaç gün geçince her şey eski tas eski hamam misali başa dönüyor. Göktürk sokaklarının caddelerinin yarısı köstebek yuvası gibi. Belediye Caddesi ise tam bir rezalet. Sürücülerin park zaptı, yere geçici parkları ile günün her saati kelimenin tam anlamıyla kepazelik. Okulların açık olduğu dönemde öğrenci almaya gelen velilerin yaptığı sorumsuzca parklar ise büyük terbiyesizlik. Hal böyle olunca sabah ve akşam saatlerinde Belediye Caddesi rezaletin başını çekiyor. Hadi bu keşmekeşe, bu rezalete, bu vurdum duymazlığa alıştık. Göz gördükçe ve sorun çözülmedikçe kanıksadık ama içimizi burkan en büyük rezalet Göktürk Merkez meydanında dalgalanan bayrağın yırtık bir şekilde gönderde durmasına müsaade edilmesi. Günlerce önünden yüzlerce Göktürklü gelip geçiyor, parkta onca Göktürk’lü oturuyor ama gelin görün ki bu şerefli bayrağın hali ne böyle diyen çıkmıyor. Biz artık kime yuh çekeceğimize, kimi görevini yapsın diye dürtükleyeceğimizi şaşırdık. Biz yazdıkça, sorunların altını çizdikçe kendilerine husumetimiz olduğunu sananlar var ama unutuyorlar biz gazeteciyiz. Bizim görevimizi görevini hakkıyla yapmayanların ayıplarını yüzlerine vurmak. Sorumlu sorumsuzların ayıplarını yılmadan ve yorulmadan yüzlerine vurmaya da devam edeceğiz.