Ancak daha sonra virüsün doku kültürlerinde sinsitiya oluşturma eğiliminden dolayı respiratuvar sinsitiyal virüs(RSV) adı verilmiştir. RSV,paramiksovirüs ailesinden zarflı bir RNA virüsüdür. Başlıca A ve B olmak üzere iki alt grubu ve çok sayıda suşları vardır.
RSV bebeklerde bronşiyolit ve pnömoni gibi hayatı tehdit eden şiddetli solunum yolu enfeksiyonlarına yol açar. Yenidoğan yoğunbakım ünitelerinde ciddi salgınlara yol açabilmektedir. Yüksek riskli pediatrik popülasyonda(prematüre bebekler, kalp ve akciğer hastalıkları olan çocuklarda ve immünitesi baskılanmış olan çocuklar) yüksek oranda morbidite ve mortalite yol açabilir. Bebeklikte geçirilen RSV ileri yıllarda reaktif hava yolu hastalığı gelişimine yol açabilir. RSV çok bulaşıcı olup insandan insana temas ya da kontamine eşyalarla bulaşabilmektedir. Damlacık yoluyla bulaşma oldukça nadirdir. Kuluçka süresi yaklaşık olarak bir hafta kadardır. Virüsün bulaşması küçük bebeklerde ve ümit testi baskılanmış çocuklarda oldukça fazla olup, hastaneye yatırılmış bebeklerin virüsü 21 gün boyunca yaydıığı gösterilmiştir.İmmün yanıt hücresel ve humoral olmakla beraber doğal bağışıklık yetersiz olup reenfeksiyon sıktır.
Bebeklerin yarısı kış aylarında RSV ile enfekte olur . İki yaşına kadar neredeyse her çocuk RSV enfeksiyonuna yakalanarak %95 seropozitifliğe ulaşır. RSV’ li bebeklerin ayı küçük olanlar hastaneye yatırılarak takip edilmeleri gerekebilmektedir. Bunların %20’si solunum desteğine ihtiyaç duyar. %1,5 i maalesef ölümle sonuçlanabilir.
Altı ayın altında çocuklarda enfeksiyon için risk oluşturan faktörler ; prematürite,bronkopulmoner displazi,immün yetmezlik ve kardiyopulmoner hastalıklardır.Düşük sosyoekonomik durum daha sık atak oranına neden olmaktadır.
Respiratuvar sekresyonda virüsün saptanması başlıca laboratuvar yöntemidir. Viral sürüntü testleri bebeklerde erişkinlere göre daha duyarlıdır. Çünkü bebeklerde virüs saçılması daha uzun ve yoğundur. RSV enfeksiyonu çocukluk çağında en sık burun akıntısı, öksürük ve ateş ile karakterize üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde görülmektedir. Aynı zamanda krup, otitis media,bronşiyolit ve pnömoniye yol açabilmektedir. Özellikle küçük bebeklerde bronşiyolit ve pnömoni ile hastaneye yatırılarak tedavi edilmeleri gerekir.
RSV de radyografide havalanma fazlalığı,diffüz interstisyel tutulum, peribeonşial kalınlaşma ve kendiliğinden düzelen segmental atelektazi görülür.
RSV’nin tam olarak bir tedavisi olmayıp destekleyici tedavi uygulanır. Hipoksiyi önlemek, hidratasyonu düzenlemek, bronkokonstrüksiyonu ve inflamasyonu azaltmak tedavinin esasını oluşturmaktadır.
Apnesi olan , siyanoze olan bebekler, dakika solunum sayısı 60’ın üzerinde olan bebekler, oksijen saturasyonu düşük olan bebekler, altı haftanın altındaki bebekler,bronkopulmoner displazi , eşlik eden kalp hastalığı olan bebekler, düşük sosyoekonomik durumdaki bebekler hastaneye yatırılarak takip ve tedavi edilmelidirler.
RSV enfeksiyonundan korunma da profilaksi olarak Rekombinant DNA teknolojisi ile elde edilen IgG monoklonal antikor preparatı olan Palivizumab kullanılmaktadır. Yüksek risk grubundaki çocuklara salgın mevsiminde aylık olarak intramuskuler enjeksiyon şeklinde uygulanmaktadır.
Palivizumab Profilaksisi,
1) Kronik akciğer hastalığı olan iki yaşın altındaki çocuklar.
2) 29 haftanın altında doğan ve RSV mevsimi başladığında ilk 12 ay içinde olan bebekler.
3) 29 -32 hafta arası doğan ve RSV mevsimi başladığında ilk altı ay içinde olan bebekler.
4) 32 -35 hafta arası doğan ve RSV mevsimi başladığında ilk altı ayında olan, kreşe ya da okula giden kardeşleri olan bebekler.
Bu nedenle öksürüğü olan bütün bebek ve çocuklar mutlaka bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmelidir .
Sağlıkla ve sevgiyle kalın…
Uzm.Dr.Yeliz Polat
Medikalpark TEM Hastanesi
0507 125 54 27