BEŞİKTAŞ

Beşiktaş’ın ismi iki rivayete dayanır. İlki, ilk çağlarda bir rivayete göre “TAŞ-BEŞİK” anlamına gelen “KUNE PETRO” olarak biliniyor. Nedeni ise Yaşka adındaki papaz eskiden ormanlık olan bu bölgeye bir kilise yaptırıyor. Kudüs ziyareti sırasında Beytullah’ta bulunan Hz. İsa’nın içinde yıkandığı beşiğe benzer taşı getirip kiliseye koyuyor. Bu zamandan sonra bu kilise ‘TAŞ BEŞİK KİLİSESİ’ bölgeyede ‘TAŞ BEŞİK’ deniyor. Bir başka rivayette ise Barbaros Hayrettin Paşa her sefer dönüşü gemilerini b

Beşiktaş Bizans döneminde sur dışında kaldığından yönetsel bir statüye sahip değildi. Osmanlı döneminde yerleşimin sur dışına çıkmasıyla beraber oldukça önemli bir yere sahip oldu.

Özellikle Dolmabahçe Sarayı (1856), Çırağan Sarayı (1871), Yıldız Sarayı (1898) ve birçok kasır ve köşkün yapılmasıyla Osmanlı İmparatorluğunun yönetim merkezi haline gelmiştir.

Yine bu dönmelerde Sultan Adülaziz tarafından 1875’de Sarkis Balyan’a yaptırılan Akaretler Sıraevleri Türkiye’nin ilk toplu konut projesi olarak yine bu semttedir. Gerek Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ve annesi Zübeyde Hanımın akaretler 70 numaralı evde uzun süre ikamet etmesi ve 15 Mayıs 1919 günü buradan çıkarak Tophane’den Bandırma Vapuruna binerek Samsun’a geçmesi. Gerek Ulu Önderin Dolmabahçe Sarayında vefatı Beşiktaş’a Cumhuriyet dönemindede müstesna bir yer kazandırmıştır.

Beşiktaş’ın önemli yapılarından biride Sinan Paşa camisidir. 1550-1553 yılları arasında Osmanlı Donanması’nın Kaptan-ı Deryası Sina Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Külliye, cami, medrese, hamam, ve mektepten oluşmaktaydı. Fakat Sinan Paşa 1553 de inşaat bitmeden iki sene önce vefat etmiş, büyük ihtimalle kendi cami yanında yapılmasını istediği türbe burada yapılamamış ve Mihribah Sultan Cami haziresine defnedilmiştir. Hamam 1957 civarı yol genişletme çalışmalarına kurban edilerek yok edilmiştir. Hamam deyince hamamın hemen yanında yer alan eski Beşiktaş karakol komutanı 7-8 Hasan Paşa’yıda anmadan olmaz. Adını rivayete göre okuma yazması az olması sebebiyle imzasını atarken osmanlıca 7 ve 8 ( ka ve nun) yazıp üzerine çizgi çekmesi sebebiyle almıştır. 7-8 Hasan Paşa erlikten paşalığa kadar yükselen nadir isimlerden biridir. II. Abdülhamit’i devirmek için Çırağan baskınını gerçekleştiren Ali Suavi’yi başına sopayla vurup öldürerek baskını bitirmiş olması sebebiyle meşhurdur.

Beşiktaş’ın bir başka özelliği ise ülkenin ilk iki saat kulesinin burada olmasıdır. İkisinide yapımına 1890’da başlanır. Her ikiside II. Abdülhamit tarafından Mimar Sarkis Balyan’a yaptırılmıştır. İlki o zaman toprak bir yoldan oluşan ve Yıldız Yokuşu diye adlandırılan Barbaros Bulvarı’nda Hamidiye Cami bahçesindeki Hamidiye Saat Kulesi, diğeri Dolmabahçe Sarayı bahçesindeki Dolmabahçe Saat Kulesidir.

Önemli yapılardan biride bugün Beşiktaş – Üsküdar vapur iskelesi olarak kullanılan Beşiktaş İskelesidir. İskele 1913 yılında Şirket-i Hayriye tarafından Mimar Ali Talat Bey’e yaptırılımış ve 1941, 1948, 1970, 1979 daki onarımlardan sonra bugünkü halini almıştır.

1950’lerden sonra Beşiktaş önemini ve büyümesini sürdürmüş yol genişletme çalışmalarıyla beraber dünün Yıldız Yokuşu şimdinin Barbaros Bulvarı olmuş, belkide Türkiye’nin Kapalıçarşı’dan sonra ilk AVM’si Sinan Paşa Pasajı buraya açılmıştır. Buna mükabil Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın Mimar Sinan tarafından yapılan türbesi ve Türkiye’nin denizcilik alanında en büyük müzesi İstanbul Denizcilik Müzesi yine Beşiktaş’tadır. (Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı olan müze Türkiye’de kurulan ilk askeri müzedir.) Beşiktaş şuan için Boğaziçi’nin en yoğun semtlerinden biridir.