ANNE – ÇOCUK GÜVENLİ BAĞLANMA

Psikolog Hatice Ertuğrul'un "Anne - Çocuk Güvenli Bağlanma" başlıklı yazısı sizlerle...

ANNE – ÇOCUK GÜVENLİ BAĞLANMA

Psikolog Hatice Ertuğrul'un "Anne - Çocuk Güvenli Bağlanma" başlıklı yazısı sizlerle...

01 Ekim 2020 Perşembe 10:12
596 Okunma
ANNE – ÇOCUK GÜVENLİ BAĞLANMA
banner14
banner18

Dünyaya geldiğimizden itibaren hepimizin bir bağlanma sistemi vardır. Ve bu sistemimizle birlikte çevremizdeki kişilerle bağ kurarız. Herhangi bir tehditle karşılaştığımızda bağlanma sistemlerimiz devreye girer ve kendimizi daha rahat hissederiz ve kendimizi yeniden güvende hissederiz. İkili ilişkilerimizde bağlanma figürümüzün temsilidir.

İnsan dünyaya geldiği anda bakıma muhtaç doğduğu için bir yetişkinin bakımına ihtiyaç duyar. Bu ihtiyacını karşılayabilmek için ilk olarak ağlama tepkisiyle annesinin ilgilisini çeker. Bu ya fiziksel ihtiyaçlarından ya da ruhsal ihtiyaçlarından kaynaklıdır. Bakan kişi tarafından bebeğin ihtiyacının doğru anlaşılıp karşılanması gerekmektedir.

Bakan kişi ve çocuk arasındaki ilişki 18 ay boyunca senkronize olarak ve sürekli devam ederse güvenli bağlanma oluşur.

Bağlanma teorilerinin tarihçesine bakacak olursak; bağlanma teorisinin kuramcısı John Bowlby bakan kişiye karşı oluşturduğu her tür davranışı bağlanma davranışı olarak tanımlar ve bağlanma davranışının evrimsel olarak çocuğun kendini tehlikelerden korumak için hedeflediğini söyler.

Anne,bebeğinin isteklerine duyarlı olup yanıtladığında anneyi güvenli bölge ilan eder. Böylelikle diğer kişilere güvenmeyi öğrenebilir. Tam tersi durumda anne bebeğin ihtiyaçlarını anlamadığında veya karşılamadığında güvenli bağlanma gerçekleşmez.

Güvenliği bağlanma gerçekleşmediğinde hem çocuk hem de yetişkinlerde kaygı durumu ortaya çıkar çünkü bağlanma sistemi koruyucu rolünü kaybeder. Güvenli bağlanma geliştiremeyen çocuklar dış dünyayı çok tehlikeli ve tehdit olarak görürüler.

Bağlanma tipleri 3 şekilde sınıflandırılmıştır.

  1. Güvenli bağlanma
  2. Kaygılı – kaçınmacı bağlanma
  3. Kaygılı – kararsız bağlanma

Şimdi teker inceleyelim, güvenli bağlanma; güvenli bağlanan bebekler, anne ile girdiği her ortamda çevreyi keşfetmeyi, diğer insanlarla ilişki kurmayı dener. Ve ileriki ilişkilerinde bu bağlam üzerinden kuracaktır. Güvenli bağlanma oluşturan kişiler, olumlu benlik – olumlu öteki algısına sahip olurlar. Güvenli bağlanma oluşturan kişiler dışa dönüş, samimi ve içten davranır. Hayatlarında olumsuzlukla karşılaştıklarında bununla baş edebilme yetileri daha gelişmiştir. Bu kişiler hayattan zevk alarak yaşarlar. Sorun ile karşılaştıklarında yüzleşmekten kaçınmazlar ve hayatı deneyimleyerek yaşarlar.

Kaygılı - kaçınmacı – güvensiz bağlanma; anne,bebeğin ihtiyaçlarını doğru belirleyemez ve doğru karşılık veremediği için bebekte güvensiz bağlanma gerçekleşir. Annenin bebeğin ihtiyaçlarını anlayamamasının bir sürü nedeni olabilir. Annenin kendi bağlanmasından kaynaklı olabilir, çevresel faktörler veya psikolojik faktörler neden olabilir.

Güvensiz bağlanmayan kişiler ilişkilerinde kendilerini güvensiz hissederler ve güvenilmezdirler. Bu kişiler genellikle ilişki kurmaktan kaçınırlar. Güvenli bağlanmanın tam tersi olarak sorunla yüzleşmekten kaçınırlar. İlişkilerde konuşmak yerine küserler, içe dönerler. Baş etmek için yemek yeme, tv izleme veya alışveriş yapma gibi baş etme mekanizmaları geliştirirler.

Kaygılı – kararsız bağlanma; çocuklar anne tarafından, istismar edilmiş (duygusal-fiziksel) veya ihtiyaçları göz ardı edilmiş veya karşılanmamıştır. Bu ihtiyaçlar sadece fiziksel değil daha çok ilişki kurmaya yönelik, temas kurmaya yöneliktir. Bebek anneye karşı direnç oluşturarak anneyi cezalandırdığını düşünerek ileriki yaşantısında yardım ve destek istemekten kaçınır.

Bu kişiler ileriki yaşlarında yakın ilişki kurmaktan çekinirler ve bu konuda zorluk yaşarlar. İlişkilerine yatırım yapmaktan kaçınırlar. Bu yüzden ayrılık olduğunda çok az üzülürler. Duygularını karşı tarafa aktarmakta zorluk yaşarlar.

Bakan kişinin çocuğun yaşamı üzerindeki etkileri bağlanma biçimlerini belirlediği için çok önemlidir. Genel olarak değerlendirirsek; annenin bebeğe verdiği mesaj, “ben buradayım, seni seviyorum, seni duyuyorum, sen değerlisin” mesajlarını alan ve hisseden çocuk kendini güvende hisseder. Çünkü kabul edildiğini hissedip çevreye olan güvenini oluşturur.

Ebeveynin mesajı bebeğe iletmenin yolu, anne karnından itibaren annenin bebeğin tüm olumlu ve olumsuz sinyallerini anlayıp bebeğin duygularıyla bağlantı kurabilmelidir. Bebek dünyaya geldikten sonra hem fiziksel hem de duygusal ihtiyaçlarını anlayarak karşılayabilmek, anlaşıldığı mesajını vermek ve çocuğun ihtiyaçlarının göz ardı edilmediğinin aktarımını yapmaktan geçmektedir.

İleriki yaşantılarında güvenli bağlanan çocukların; okul yaşantılarında daha başarılı olduğu, öğretmenleriyle daha kolay ilişki kurduğu, arkadaşlarıyla iletişime daha kolay geçtiği tespit edilmiştir. Güvenli bağlanan çocuklar daha meraklı ve yaratıcı olma eğilimindedirler. Bu çocuklar zorluklar karşısında pes etmezler ve baş etmek için çözüm yolları bulabilirler. Güvensiz çocuklara göre kendilerini daha az yalnız hissettikleri, sosyal ilişkileri daha iyi oldukları tespit edilmiştir.

Güvenli bağlanma yaşayan çocukların güvensiz bağlanma yaşayan çocuklara göre daha az dikkat eksikliği yaşarlar.

Güvensiz bağlanma ruh sağlığı hastalıklarında risk faktörü oluşturur. Güvenli bağlanma olumsuz duyguları yönetmek için iç motivasyonu sağlar.

Çocuğumuz güvenli bağlanma oluşumunu tamamlamak için 0-18 ay arasında bebeğimizin hem fiziksel hem de duygusal olarak ihtiyaçlarını anlayıp karşılamalıyız.

Göktürk Dergisi

Son Güncelleme: 01.10.2020 10:56
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner3

banner23

banner24