Türkiye’nin önemli radyocularından Cem Arslan ile Göktürk dergisi için söyleşi yaptık. Cem Arslan ile radyoculuk hayatının derinlerine inerken, 24 yıllık radyocu genç meslektaşlarına önerilerde bulundu.

‘’RADYO PROGRAMI YAPMAK SADECE GİTARLA KONSER VERMEK GİBİDİR’’

Radyoculuk hayatınız nasıl başladı, Best Fm’deki yayınlarınız nasıl devam ediyor?

Ben toplamda 24 yıldır radyoculuk yapıyorum. 14 senedir Best Fm2deyim. Aslında radyoculuğa tesadüfle başladım. Benim için hobiydi, mesleğe dönüştü. 1992 yılında ATV’de mesleğe adım attım. O zaman RTÜK yok, Free televizyonculuğun başladığı yıllardı. 1994’te Kanal6’ya transfer olmuştum. Nilgün Caner ve eşiyle yayınlar yapardık. Onların teklifiyle radyoculuğa başladım. İlk konuğum Okan Bayülgen idi. Gayet güzel geçti, hakikatten bu iş benim işimmiş dedim.

Sizce radyoculuk zor mu?

Radyoculuk zor; çok yakışıklı, çok güzel ve vücut dilin iyiyse televizyon yayıncılığında bunlar sizin için artıdır. Ama radyoculukta böyle bir şey mümkün değil. Radyoda sadece ses tonunuzun tınılarıyla oynuyorsunuz. Radyo programı yapmak tek bir gitarla konser vermek gibidir. Kişisel hazzı daha yoğundur.

Cem Arslan programında ne yapıyor?

Ne yapmadığımı anlatsam daha iyi olur. Best Fm’in akışıyla Cem Arslan’ın programcılık anlayışı çok örtüştü. Türkiye’de ne varsa, benim yayınımda o var. Patronumuzda yayıncı kökenli. Şehitlerimizin olduğu gün komple anında sinyal bastık. Şampiyonluk ve milli maçlarda alınan başarıları anında yayına yansıtıyoruz. Sokakta ne varsa bizim yayınımızda o var. İnsanlar toplu taşıma araçlarında, ailesinde nasıl bir hayat yaşıyorsa bizim yayınımızda o var. Biz aslında yan koltukta oturan kişiyiz; bazen sevgilisi, bazen babası, bazen eniştesi, bazen arkadaşı. Kişi kimin özlemini çekiyorsa biz O’yuz.

Uzun yıllarsa ses tonunuzu nasıl korudunuz?

Özel bir şey yapmadım, Türkçeme güvendiğim için ilk günden beri hiçbir zaman ses masasının bize sağladığı lükslerden hiçbir tanesini kullanmadım. Ekstra ayarım yok. Nerede duyarsan duy; Cem Arslan’ın sesi klasiktir.

Eğitim aldınız mı?

Ara ara atölye çalışmalarına katıldım, diksiyon eğitimi vs. almadım. Yıllar içinde bu mesleği yaptığınızda üstatlardan tavsiyeler aldım. Büyüklerimiz sayesinde yanlışlarımızı düzeltmeye çalıştım.

‘’HEDEF VARILACAK BİR NOKTA DEĞİLDİR, ÜZERİNDE YÜRÜDÜĞÜN YOLDUR’’

Yayında hiç pot kırdınız mı?

Bana göre normal ve bilinçli söylenen bir şey, başkasına göre ‘Aa pot kırdı.’ oluyor. Sivri dil itici bir anlatım, ben kendim için ‘Defterin ortasından konuşan bir yayıncıdır’ betimlemesini daha çok seviyorum.

Sizi bu sektörde en çok destekleyen kimdi?

Radyoculuğa Nilgün Caner beni çok teşvik etmişti, sağ olsun onun hakkını ödeyemem. Maddi krizler oldu, radyo birçok insanı işten çıkardı, o dönem geçinmek de gerekiyordu. Ben de tam bu dönemlerde Kadir Çöpdemir'den de çok destek aldım. Beni geleceğe dair umutlandırdı.

Yerinizi bırakacağınız, ‘genç Cem Arslan’ dediğiniz biri var mı?

Okullardan gelen asistan ve stajyerlerle uğraşmak hep bana kalmıştır. Onlar arasından da övündüğüm, çok iyi yerlere gelen insanlar var. Günümüz çağı hızlı, radyo yavaş. Yeni nesil sabırsız olduğu için radyocu yetişmesi zor. Devamlı anlatan adam olduğunuz için çok şey bilmeniz lazım. Konuları birbirine bağlamanız lazım.

Cem Arslan konularını nasıl belirliyor, kitap okuyarak mı?

Her gün bir kitap okumasam da okuyorum. Dünyayı çok takip ediyorum. Belgeselleri izlemeyi seviyorum. Hayvan belgeselleri özellikle insanları anlamanızı sağlayan önemli belgesellerdir.

‘’SAHNEDE OLMAYI ÇOK SEVDİM’’

Radyocu olmak isteyenlere önerileriniz nelerdir?

Gazete, dergi ve dijital medyanın en büyük sorunu içerik oluşturmak. Tarihte bugün ne olmuş? Bugün ne pişirelim gibi içeriler artık kimseyi doyurmuyor. ‘Doyuran şey ne?’ sorusunun cevabı da yok. Bana öyle bir şey yap ki keyif alayım, şaşırayım, sevineyim. İnsanlar size hep talep ile gelir. İçerik oluşturmak bu yüzdn zordur. Bugün herkes bütün malzemelerini sosyal medyadan atıyor, o kadar çabuk paylaşım yapıyor ki dolayısıyla yeni radyocu olacak arkadaşların işi çok zor. Öyle şeyler yapmalısın ki reyting almalısın. Var olan isimleri yakalayıp üzerine eklemeler yapman gerekiyor. Genç radyocular kendilerini iyi tanımalılar.

Cem Arslan’ın sonraki hedefleri nedir?

Dünyanın en klasik cevaplarından birisi olacak ama hedef varılacak bir nokta değildir, üzerinde yürünen yoldur. Çoğu kişi orada hayal kırıklığı yaşıyor. Alt limitlerimizi ve üst limitlerimizi bilmeliyiz. Daha olabilir hedefler koymalı herkes. Ben bu programı yapmaktan mutluyum, sahne çalışmalarını yapmaya başladım. Sahne olayını çok sevdim. Sahne de mutluyum. Hedefim bu programı uzun yıllar yapabilmek. Günün sonunda huzurumun olması kazanılan paradan daha değerli. Bazen çok para kazanırsınız ama yöntemlerinin asil olmadığını bilirsiniz. Banka hesabınız çok kabarık olsa bile yüreğiniz sönüktür.

Göktürk ile ilgili düşünceleriniz nedir?

Göktürk İstanbul’un çok önemli bir değeridir. Çocukluğumuzda kömür madeni olarak bilirdik ama artık insanların depreme dayalı bir zeminde, düzenli inşa edilmiş binalardan oluşan, yüksek kalite sunan yeşil bir semt olarak biliniyor. Göktürk bölgesi sadece İstanbul’un değil Türkiye’nin de lokomotif semtlerinden biri oldu. Orada yaşayan birçok insan yurt dışında işler yapıyor. İşlerini dışarıdan içeriye taşımış insanlar var. O bölgenin aktivitelerini işliyor olmak Göktürk dergisine avantaj sağlar. İnsanlar bu aktiviteleri sizden öğreniyor. İnsanlar burada yaşayan insanların yaptıkları aktiviteleri kendilerine sizler aracılığıyla dönüştürüyor. Medya devleri ayakta kalmakta zorlanırken, yerel bir derginin yayın hayatına devam etmesi için başarılar diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner23

banner24